YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2393
KARAR NO : 2023/2322
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3733 E., 2022/3840 K.
vekili Avukat …
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/77 E., 2022/510 K.
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idarenin usule ve yasalara aykırı işleminin iptaline, davacının 31.0.1995 – 31.12.1995, 01.05.1997 – 31.12.1999 ve 01.06.2001 – 31.12.2001 tarih aralıkları hariç olmak üzere 01.06.1995 – 28.03.2012 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve davacının 7326 sayılı Kanun kapsamında aftan yararlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Kurum tarafından yapılan işlemin usulüne ve kanuna uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 01.01.1996 – 30.04.1997, 01.01.2000 – 31.05.2001 ve 01.01.2002 – 31.12.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, belirtilen süreler yönünden aksine Kurum işleminin iptaline ve davacının 7326 sayılı Kanun kapsamında aftan yararlandırılmasına, fazlaya ilişkin süreler yönünden davacının taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kısmen red kararının hatalı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını, çalışmaların zorunlu Sosyal Güvenlik kapsamında bulunduğunu, bu nedenle red kararının hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile davanın kamu düzenini ilgilendirdiğini ancak kesin delillerle ispatı gerektiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” davacının teslim ettiği tütün bedellerinden 1996-1997, 2000-2001, 2002-2003 tarihleri arasında Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığı Kurumlardan gelen çizelge ile sabittir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarih, 2015/10-1283 Esas ve 2017/242 Karar sayılı ilamında da benimsendiği üzere dava dışı özel kuruluşlara teslim edilen ürün bedellerinden tevkifat yolu ile yapılan prim kesintisinin Kuruma intikalinin takip görevinin Kurumun müfettişlerinin ve denetim memurlarının görevinde kaldığı, davacının teslim ettiği ürünlerden kesilen Bağ-Kur priminin Kuruma intikal edip etmemesinin davacının sorumluluğu kapsamında olmadığı, bu nedenle geçerli bir prim kesintisinin bulunduğu anlaşıldığından, söz konusu tevkifatın davacıya sigortalılık hakkı kazandırdığının kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararı yerindedir. Fazlaya ilişkin tespit ve tescil talepleri yönünden ise, davacının tarımsal faaliyetine karine oluşturabilecek resmi nitelikte bir kayıt saptanamamıştır. Bu dönem yönünden davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı da yerindedir” gerekçesine dayalı olarak;
“Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Denizli 4. İş Mahkemesi 2022/77 Esas 2022/510 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile tapu kayıtları, tanık beyanları, ziraat odası kayıtları dikkate alındığında davacının ihtilaf konusu dönemde tarımsal faaliyette bulunduğunun sabit olduğunu beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesinin eksik inceleme ve araştırma neticesi kurulan hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile davacının tarımsal faaliyetine karine oluşturabilecek resmi bir kayıt bulunmadığından hatta tarımsal faaliyette bulunduğuna dair tapu kaydı dahi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10’uncu maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…