YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/29328
KARAR NO : 2013/23221
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
SUÇ : Mala zarar verme, Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktarları ve türlerine göre söz konusu hükümlerin 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocukların müdafilerinin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) 05.02.2010 tarihli yakalama tutanağına göre başka bir suç kapsamında yapılan soruşturma sırasında kolluk görevlileri tarafından yakalanan suça sürüklenen çocukların, yakınan …’ya ait işyerinden de hırsızlık yaptıklarını söyleyerek, çaldıkları eşyaların bulunduğu yerleri gösterip suça konu eşyaların bir kısmının yakınana iade edilmesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4.maddesi uyarınca kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği hususu yakınandan sorularak sonucuna göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan doğan maddi bir zararın belirlenemediği, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetleri olmayan, hükmolunan cezaların türleri ve süreleri itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumlarının bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocukların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken,yargılama sürecindeki davranışları ile kişiliklerinin olumlu olduğu kabul edilerek takdiri indirim hükmü uygulanmasına ve hapis cezasının seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesine rağmen, “yargılama sürecindeki davranışları, yeniden suç işlemeyecekleri hususunda mahkemede kanaate varılamadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocukların müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.