YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11005
KARAR NO : 2023/19604
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/298 E., 2016/15 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakkında hükmedilen hapis cezasını temyiz ettiği, bu cezanın hakkaniyete aykırı olduğu, karşı tarafın tehdit ve hakaretler ile kendisini tahrik ettiği, buna karşın, karşı tarafa sakin ve uysal davrandığı, lehe hükümlerin uygulanmadığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’un belediye otobüsü şoförü olarak çalıştığı, katılanın …’nin kardeşi ile birlikte sanığın şoförü olduğu otobüse bindiği, otobüsün orta kısmında durması nedeniyle katılana ilerlemesini söyleyen sanık ile katılan arasında tartışma çıktığı, katılanın otobüsten erken indiği, bunun üzerine sanığın “Ne oldu yavrum zoruna mı gitti, yürüseydiniz.” şeklindeki alaycı ifadelerle hakaret ettiği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ve 62 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın sarf ettiği kabul edilen sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kabule Göre
i. Temel cezanın belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olarak, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
ii. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasından dava açılması, bu suç açısından uzlaştırma işlemlerinin uygulanmasının mümkün olmasına karşın soruşturma aşamasında da uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması karşısında, uzlaştırma işlemlerinin uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
iii. Sanığın belediye otobüsünden dışarıya doğru aleni yerde katılana hakaret ettiğinin kabul edilmesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen artırımın uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.