YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23161
KARAR NO : 2013/23258
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
Kömür hırsızlığı suçundan sanıklar … ve … haklarında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına dair, Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2012 tarihli ve 2011/400 esas, 2012/74 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/06/2013 gün ve 2013/9500-36668 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2013 gün ve 2013/238580 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 27621 sayılı Resmî Gazetede 24/06/2010 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5995 sayılı Maden Kanununda Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6. maddesi ile değiştirilen 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12/5. maddesinde yer alan “Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare tarafından el konulur. Bu fiili isleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır. Ruhsat alanında ruhsat grubu dışında üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülkî idare amirliklerince el konulur. Bu fiili işleyen kişilere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkânı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli il özel idaresi hesabına aktarılır.” hükmü dikkate alındığında, sanıkların üzerlerine atılı eylemin suç olmaktan çıkartıldığı ve idarî yaptırımı gerektirdiğinin anlaşılması karşısında, mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 7/1-2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3 ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 5. maddeleri gereğince yapılacak değerlendirme uyarınca sanıkların lehine olan düzenleme gereğince haklarında hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
3213 sayılı Maden Kanununda, 10.06.2010 gün ve 5995 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, eylemin suç kapsamından çıkarılması ve sırf idari para cezasını gerektirmesi karşısında, tebliğnamenin 5237 sayılı Yasanın 7., 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğine ilişkin görüşüne, değişikliğin eylemin gerçekleştirildiği tarihte de yürürlükte bulunması nedeniyle katılınmamakla birlikte, 5326 sayılı Kabahatler Yasasının 24.maddesi uyarınca idari yaptırım kararı vermeye yetkisi bulunan mahkemece, nispi idari para cezasını gerektiren eylemden dolayı idari para cezasına hükmolunması gerekirken, hırsızlık suçundan hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, (ZONGULDAK) 3.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 21.02.2012 gün ve 2011/400, 2012/74 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.