Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/7242 E. 2023/1546 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7242
KARAR NO : 2023/1546
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2752 E., 2020/2135 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Tekirdağ ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 219 parsel sayılı ve 5.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 197 ada 190 sayılı parsel olarak ve 4.218,60 metrekare yüzölçümüyle ve tapuda davalı … adına kayıtlı bulunan eski 218 parsel sayılı ve 5.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 197 ada 189 sayılı parsel altında ve 6.957,44 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalıya ait 197 ada 189 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını açıklayarak, durumun düzeltilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … duruşmadaki beyanında; davacı ile aralarında ortak sınır bulunduğunu, davacının daha önce yerini ölçtürdüğünü ve kendisinin onun yerine girmesi sebebiyle yerinin azaldığını söylediğini, bunun üzerine belirttiği kısımdan çıktığını ve aralarında ortak bir sınır bırakarak yarısı kendisinden yarısı davacıdan gidecek şekilde X ortak sınırını belirlediklerini ve bu sınırı kullanmaya başladıklarını savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosu çalışmalarının kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli (eski 219 parsel) yeni 197 ada 190 parsel ile Tekirdağ ili, Şarköy ilçesi, İğdebağları Mahallesinde bulunan (eski 218 parsel) yeni 197 ada 189 parsel sayılı taşınmazlara yönelik uygulama kadastro tespitlerinin iptaline, Tekirdağ ili, … ilçesi, … Mahallesinde bulunan (eski 219 parsel) yeni 197 ada 190 parsel numaralı uygulama parseline 28.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan müşterek rapor ve kroki 9’da “A2” harfi ile gösterilen 922,54 m2 lik kısmın 197 ada 189 parselden çıkarılarak eklenmesi suretiyle 197 ada 190 parselin yeni alanının 5.141,14 m2 olarak tapuya tesciline, (eski 218 parsel) yeni 197 ada 189 parsel numaralı uygulama parselinden 28.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan müşterek rapor ve kroki 9 da “A2” harfi ile gösterilen 922,54 m2 lik kısmın çıkarılarak 197 ada 190 parsele eklenmesi suretiyle 197 ada 189 parselde geriye kalan yeni alanın 5.674,90 m2 olarak tapuya tesciline, “A1” harfi ile gösterilen 253,85 m2 lik kısma ve “B” harfi ile gösterilen 147,46 m2 lik kısma yönelik uygulama kadastrosuna itiraz talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçelerinde özetle; davalının ortak sınırın bilirkişilerin raporunda gösterdiği ve X ile işaretlenen yerden olduğunu beyan ettiğini, davacının X ile işaretlenen yere kadar taşınmazı kullandığını, davalının beyan ve ikrarına göre de müvekkilin A1 ve B harfiyle gösterilen kısımları da kullanmakta olduğunun kesinleştiğini, parsel sınırının X ile işaretlenen yerden tescil edilmesi, A1 alanı 253,85 m2 ve B harfiyle gösterilen 147,46 m2 lik alan toplamları olan 401,31 m2 nin davacının tapusuna ilavesi ile davacının toplam tapu kaydının 5.542,45 m2 olarak tesciline karar verilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen vekalet ücretinde de hata yapıldığını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve resen araştırılacak hususlarla birlikte usul ve kanuna aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 1, 22/2-a maddeleri, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.