YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7651
KARAR NO : 2023/4413
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/374 Esas, 2015/496 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 211 …, 62 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkûmiyet, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlediğini, pişman olduğunu, cezasının fazla olduğundan ertelenmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanığın kolluk görevlilerince durdurulduğu, yapılan kimlik kontrolünde, kimlik bilgileri kendisine ait ancak sahte olarak oluşturulmuş nüfus cüzdanını görevli polislere ibraz ettiği iddiasıyla sanık hakkında üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı 23.02.2015 tarihli raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu, belgenin düzenli bir yapıya sahip olması, belgedeki fotoğraf üzerine gelecek mühür izi bulunması nedeniyle aldatıcılık kabiliyetini haiz olduğu tespiti yapılmıştır.
3. Sanık aşamalarda alınan savunmasında; daha önce işlediği suçlardan yakalaması olduğunu, tanımadığı bir şahsa adına nüfus cüzdanı düzenlettiğini, olay tarihine kadar nüfus cüzdanını hiç kullanmadığını ifade ederek atılı suçlamayı kabul etmiştir.
4. Mahkemece suça konu nüfus cüzdanı üzerinde yapılan incelemede, sanığın kimlik bilgilerinin bulunduğu, fotoğrafın üzerine gelecek şekilde okunaklı soğuk mührün bulunduğu, arka kısmında mühür ve imzanın bulunduğu, şekil renk ve diğer özellikler yönünden gerçek nüfus cüzdanından ilk bakışta ayırt edilemediği belirtilmiştir.
5. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre sübut bulan suçtan sanığın mahkûmiyetine dair temyiz incelemesine konu olan hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/483 Esas, 2000/1741 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Kumluca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/123 Esas, 2011/357 Karar sayılı ve 07.05.2014 tarihinde kesinleşmiş 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/374 Esas, 2015/496 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına ilişkin 7 numaralı bendin çıkartılarak, yerine ”Sanığın, İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/483 Esas, 2000/1741 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK’nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin (son) fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.