YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2371
KARAR NO : 2023/3517
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl davada harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; dava konusu 504 parsel sayılı taşınmazın 3000,00 metrekarelik kısmının murisleri … tarafından 1976 yılında davalılardan …’dan harici satış yoluyla satın alındığını, taşınmazın davacılar tarafından 48 yıldır malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığını, taşınmazın 215 parsel sayılı taşınmaz olarak davalı …’nın babası….adına kayıtlı iken muris ….’nın ölümü ile murisin veraset ilamı ile tapuda 503 ve 504 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığını, 503 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisleri adına, 504 parsel sayılı taşınmazın ise davalı … adına tescil edildiğini, 1997-1998 yıllarında davalı …’nın 504 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı …’a sattığını, ancak söz konusu parselde evlerinin olduğunu ve haricen satın alındığı için davacılar tarafından kullanıldığını beyanla dava konusu Elazığ ili, …. ilçesi, …. Köyü, 504 parsel sayılı taşınmazda davacıların kullanımında olan 3000 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkillerinin murisleri adına tescilini talep etmiştir.
II. BİRLEŞTİRİLEN DAVA
Davacı … vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Elazığ ili, …. ilçesi, …. Köyü, 504 parsel sayılı taşınmazın üzerine davalının ev yaptırmak suretiyle el attığını beyanla el atmanın önlenmesine, taşınmazın eski hale getirilmesine ve ecrimisil ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği hususların gerçek dışı olduğunu, dava konusu taşınmazın muris babasından kendisine intikal ettiğini, 13 dönüm olan taşınmazın 7 dönümünü …’a verdiğini, 5 dönümünü ise …’a sattığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı … süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
3. Birleştirilen davada davalı … vekili, davaya konu edilen ev, ahır ve ağaçlar da müvekkili tarafından değil müvekkilinin … tarafından yapıldığını, bu nedenle, tapu kayıtlarının celbi ile …’un tüm mirasçılarına ve taşınmazı satın aldığı kişi olan …’ya da davanın yöneltilmesi ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, zira müvekkillerinini murisinin yapının olduğu yerin bedelini ödeyerek ….’dan satın aldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile;
1. Davalı tarafından; dava konusu Elazığ ili, …. ilçesi, …. Köyü, 504 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi ….. tarafından düzenlenen 23.01.2019 tarihli rapor ve krokide gösterilen bölümüne; iki katlı bina inşaa etmek suretiyle gerçekleştirilen el atmanın önlenmesine,
2. Dava konusu Elazığ ili, …. ilçesi, …. Köyü, 504 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi …. tarafından düzenlenen 23.01.2019 tarihli rapor ve krokide gösterilen bölümündeki iki katlı binanın yıkılarak kaldırılmasına,
3. Ecrimisil bedeli olan 2.903,62 TL’nin davalı …’tan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili ve aynı zamanda birleşen davada davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili ve aynı zamanda birleşen davada davalı … vekili 503 parselin murisleri … adına olduğunu ve burayı 1969 yılında harici satış suretiyle aldığını, dava konusu 504 parsel sayılı taşınmazın ise 3000,00 m2’lik kısmının murisleri … tarafından 1976 yılında davalılardan …’dan harici satış yoluyla alındığını, köy ihtiyar heyeti huzurunda sınırların belirlendiğini, ağaçlar dikildiğini ve tel örgü çekildiğini, taşınmaz satın alındığında üzerinde ipotek bulunduğunu, 09.10.1989 tarihli tapudaki satış işlemlerinde murisleri …’un imzası olmadığını, bu nedenle sınır çizilerek satış yapıldığını, ifraz işleminin ölçüm yapılmadan oluşturulduğunu, evrak üzerinden ifraz yapıldığını, Kovancılar ilçesinin 19.09.1988 tarihinde Elazığ iline bağlanmasından sonra ifraz işleminin yapılabildiğini, bu tarihten önce ifraz yapılmasının mümkün olmadığını, murisleri tapuya gitmeden yapılan işlemlerin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, satış üzerinden 44 yıl geçtiğini, bunca yıl kullanıma ses çıkarılmamasının nedeninin satışın gerçekliğine delil olacağını, …’un yeri bilerek satın aldığını diğer davalı … ‘nın bu hususu keşifte dile getirdiğini, Murisin ve davalı … ‘nın tapuya hiç gitmediğini ve tescilin yolsuz olduğunu, bununla ilgili olarak suç duyurusunda bulunduklarını, davalı …’in taşınmazı arz üzerindeki sınırlar dahilinde satın aldığını, 2016 yılırda … tarafından ölçüm yapılınca hata yapıldığını anladıklarını, hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılmadığını, ifraz işlemine konu idari işlemin yok hükmünde olduğunu ve idarece her zaman geri alınabileceğini, ifraz işleminin kendilerine tebliğ edilmediğini, mahkemenin hukuki nitelendirmeyi yanlış yaptığını, davalı …’in iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, sicil kaydı yolsuz olduğundan davalılara mülkiyet hakkı kazandımayacağını, geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescillerin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, gerek murisin gerek kendilerinin taşınmazı kullanımının iyiniyete dayandığını, taşınmazın iki katlı olmadığını, bilirkişilerin dış görünüşe göre değer taktir ettiklerini, eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosya davalısının istinaf başvurusunun kabulüne;
1. Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.10.2020 tarihli, 2017/153 Esas, 2020/198 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına,
2. HMK’nın 353/1.b.2 nci maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına;
A) Asıl dava yönünden davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan tapu iptal, tescil davasının reddine,
B) Birleştirilen Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/162 Esas sayılı dosya yönünden;
1. Davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından dava konusu Elazığ ili, …. ilçesi, … Köyü, 504 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi …. tarafından düzenlenen 23.01.2019 tarihli rapor ve krokide gösterilen bölümüne; iki katlı bina inşa etmek suretiyle gerçekleştirilen elatmanın önlenmesine,
2. Dava konusu Elazığ ili, … ilçesi, … Köyü, 504 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi Servet Yetgin tarafından düzenlenen 23.01.2019 tarihli rapor ve krokide gösterilen bölümündeki iki katlı binanın yıkılarak kaldırılmasına,
3. Ecrimisil ve eski hale getirme bedeline ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ek olarak; Elazığ Kadastro Mahkemesinin 2021/53 Esas sayılı dosyası ile Kadastro müdürlüğünün zeminde yaptığı incelemeye davacılarca itiraz edildiğini ve davanın derdest olduğunu, iki taşınmazın ifraz yoluyla oluştuğunu, o nedenle iyiniyetli olduklarını, binanın ifrazdan önce yapıldığını beyanla hükmün bozulmasını istedi.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, birleştirilen dava ise elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 ve 706 ncı maddeleri.
3. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar/birleştirilen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.