Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10884 E. 2023/5427 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10884
KARAR NO : 2023/5427
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2014/400 Esas, 2015/462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, hem külliyen sahte hem de 1. ciranta hanesindeki … Group Reklam isimi firma adına atılı bulunan imza bakımından sahte olan 16.000,00 TL bedelli çeki borcuna karşılık şikayetçi …’a verdiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında suça konu çeki … …’ten alacağına karşılık aldığını, bildiği kadarıyla … …’e de bu çeki … …’in hatır çeki olarak verdiğini, mali sıkıntı yaşamamak amacıyla çekin …’ın gerçek sahibi olduğu … Group isimli firma emrine düzenlendiğini, …’ın bu duruma … gösterdiğini ve çekin arkasını ciroladığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen … … ifadesinde sanığı tanıdığını, aralarında ticari ilişki bulunduğunu ancak suça konu çeki sanığa kendisinin vermediğini belirtmiştir.
4. Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen … … ifadesinde … ve … … isimli kişileri tanımadığını ve suça konu çekle bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
5. Tanık … ifadesinde … Group isimli iş yerinde pazarlama elemanı olarak çalıştığını, suça konu çekin 1. ciranta hanesinde bulunan kaşe ve imzanın firmalarına ait olmadığını belirtmiştir.
6. Grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişiden alınan 10.03.2014 tarihli raporda suça konu çekin ön yüzündeki yazıların sanık …’in el ürünü olduğu, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 03.02.2015 tarihli raporda ise suça konu çekin tamamen sahte olup aldatma kabiliyetinin bulunduğu, 2. ciranta imzasının …’ın el ürünü olduğu, suça konu çek üzerindeki diğer yazı ve imzalar ile …, …, … , … … ve …’ın yazı ve imzaları arasında bu kişilerin elinden çıktığını gösterir nitelikte benzer kaligrafik ve grafolojik bulgular tespit edilemediği belirtmiştir.
7. Mahkemece, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuş, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suç sebep ve saikleri nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2014/400 Esas, 2015/462 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.