Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/23140 E. 2012/14884 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/23140
KARAR NO : 2012/14884
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, konut dokunulmazlığını bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında kasten yaralama sucundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Her ne kadar sanığa verilen sonuç 740 TL adli para cezası ve müsaderesine karar verilen av tüfeğinin bilinen değerine göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B ve 2 maddesiyle değişik 1412 Sayılı CMUK.nun 305/1 ve HUMK.nun 427. maddesi gereğince kesinlik sınırının altında ise de, hüküm kurulurken, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması karşısında, hükmün temyizi kabil olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 Sayılı TCK.nun 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, öngörülmektedir. Aynı yasanın 7. fıkrası uyarınca da hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede seçenek yaptırımların infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu durumda, 5237 Sayılı TCK.nun 58, 5275 Sayılı Kanunun 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında hapis cezası yerine seçenek yaptırıma hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında hükmolunan cezanın niteliği itibariyle 5237 Sayılı TCK.nun 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın ve O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki “tayin olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık …’in …’ye karşı gerçekleştirdiği konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde:
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 58/6. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, sanığın adli sicil kaydında görülen ilamlardan tekerrüre esas kabul edilen mahkeme kararı gösterilirken, bu karar ile birlikte ayrıca, sanık …’a ait olmayan ve diğer sanık …’a ait … Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/475-541 sayılı ilamının da yazılması suretiyle infazda tereddüde sebebiyet verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın ve O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki “tayin olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ilişkin paragrafın başında bulunan ve “… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin” ifadesinden sonra gelen “2002/475-541 sayılı dosyası ile sabıkalı olduğu, verilen mahkeme kararının 30.03.2005 tarihinde kesinleştiği, yine aynı mahkemenin” bölümünün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık …’in Mağdur …’e karşı gerçekleştirdiği konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan düşme hükmünün temyiz incelemesinde:
Sanıkla mağdur arasında usulüne uygun uzlaşma işlemleri yapılmış olup uzlaşmanın gerçekleşmemiş olması karşısında mevcut delil durumuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.