YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/138
KARAR NO : 2023/1855
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/15 E., 2019/37 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Konya ili … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında yapılan kadastro sırasında, temyize konu 533 ada 1, 2, 534 ada 36 ve 37 parsel sayılı sırasıyla 75800, 207100, 98300, 149900 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak sureti ile tespit edilmişlerdir.
2. Davacılar … … ve arkadaşları vekili Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesine verdikleri dava dilekçesinde; Konya ili … İlçesi … Mahallesinde kain, hudutları ve mevkileri dava dilekçesinde bildirilen taşınmazların 35 – 40 senedir vekil edenleri olan davacıların zilyetliğinde bulunduğunu, ancak bu yerlerin Toprak Komisyonu tarafından Hazine adına tespit edildiğini belirterek, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davalıların müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir.
3. Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, 19.09.1975 tarih ve 1974/378 Esas, 1975/318 Karar sayılı kararla, davanın kabulüne, davalının vaki müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş, hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.06.1976 tarih ve 1976/4476 Esas, 1976/5497 Karar sayılı ilamıyla; “Dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı bulunduğuna göre, bunun tapusuz taşınmaz haline getirilmesi caiz olmadığından davacıya kendi adına tescil davası açmak için mehil verilmesi ve tescil davası açılırsa bununla birleştirilerek bakılacak dava sonunda bir karara varılması gerekirken, tescil davası açılmadığı halde mevcut kaydın iptaline, müdahalenin önlenmesine karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek ilk kararın bozulmasına karar verilmiş,
4. Bozma sonrası Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/32 Esas sırası üzerinden yürütülen yargılama sonunda, 01.03.1991 tarih 1986/32 Esas, 1991/55 Karar sayılı kararla, … Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmazlardan komisyonun 35 parselinin 529 ada 27 ve 43 parsel olarak, 47 parselin 529 ada 28 parsel olarak, 48 parselin 533 ada 2 parsel olarak, 49 parselin 533 ada 1 parsel olarak, 78 parselin 529 ada 29 parsel olarak, 79 parselin 529 ada 30 parsel olarak, 106 parselin 527 ada 14 parsel olarak, 115 parselin 534 ada 36 parsel olarak, 116 parselin 534 ada 37 parsel olarak, 242 parselin 527 ada 11 parsel olarak tespit gördüğünün anlaşıldığından bahisle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli Cihanbeyli Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bu hükmün kesinleşmesi üzerine dava dosyası, Cihanbeyli Kadastro Mahkemesinin gönderilerek bu mahkemenin 1991/170 Esas sırasına kaydedilmiştir.
5. Cihanbeyli Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 21.03.2000 tarihli celsede, dava konusu taşınmazlardan 527 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ile 529 ada 28 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın tefrikine karar verilmiştir.
6. Cihanbeyli Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, 27.06.2012 tarih ve 1991/170 Esas, 2012/26 Karar sayılı kararıyla, dava konusu 527 ada 14 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 529 ada 27 ve 43 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 533 ada 1, 2, 529 ada 29, 30, 534 ada 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili dava dosyasının tefrikine karar verilmiş, bu kararın Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan ) 16. Hukuk Dairesinin 25.01.2016 tarih ve 2015/19373 Esas, 2016/145 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş ve davalı … vekilinin karar düzeltme talebi de reddedilmiştir.
7. Cihanbeyli Kadastro Mahkemesinin 27.06.2012 tarih ve 1991/170 Esas, 2012/26 Karar sayılı kararıyla tefrik edilen 533 ada 1, 2, 529 ada 29, 30, 534 ada 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili eldeki davanın yargılaması sırasında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 22.05.2013 tarih ve 460 sayılı kararı ile Cihanbeyli Kadastro Mahkemesinin kaldırılmasına ve Konya Kadastro Mahkemesine bağlanmasına karar verildiğinden, dava dosyası, Konya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında: davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (Konya Kadastro) Mahkemesinin 29.03.2019 tarih ve 2017/15 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararı ile, “davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davaya konu Konya ili, …. ilçesi, … Mahallesi, …. Mevkii 533 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar ile … Mahallesi … Mevkii 534 ada 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak açılan davanın kabulüne, davaya konu Konya ili, … ilçesi, … Mahallesi … Mevkii 533 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların tevhid olunarak toplam 282.900 m2 olarak ve tarla niteliğiyle; Fen Bilirkişisi … tarafından tanzim olunan 29.03.2019 tarihli ikinci ek bilirkişi raporu ekindeki haritada, B harfiyle gösterilen 112.500 m2 lik kısmının tevhid olunan 533 ada 1 ve 2 parsellerden ifraz olunarak aynı adanın en son parsel numarası verilmek suretiyle …., C harfiyle gösterilen 50.000 m2 lik kısmının tevhid olunan 533 ada 1 ve 2 parsellerden ifraz olunarak aynı adanın en son parsel numarası verilmek suretiyle …, D harfiyle gösterilen 60.200 m2 lik kısmının tevhid olunan 533 ada 1 ve 2 parsellerden ifraz olunarak aynı adanın en son parsel numarası verilmek suretiyle …, E harfiyle gösterilen 60.200 m2 lik kısmının tevhid olunan 533 ada 1 ve 2 parsellerden ifraz olunarak aynı adanın en son parsel numarası verilmek suretiyle doğumlu … adlarına tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu Konya ili, ,,, ilçesi, … Mahallesi, …,mevkii 534 ada 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazların tevhid olunarak toplam 248.200 m2 olarak ve tarla niteliğiyle taşınmazın tamamı 1 pay kabul edilerek, 1/5 hissesinin doğumlu …, 1/5 hissesinin …, 3/5 hissesinin … adlarına tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu Konya ili, ,,, ilçesi, … Mahallesi … mevki 534 ada 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak açılan davanın reddine, davaya konu Konya ili, ,,, ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii 534 ada 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarında yazan nitelik ve yüz ölçümleriyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu taşınmazların kadastro tespiti esnasında boş bırakılan nitelik ve malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşif mahallinde dinlenilen tanıkların beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, zilyetlik şartlarının yeterince araştırılmadığını, 40 – 100 dönüm araştırmasının yapılmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 ve 20 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve hüküm yerinde 534 ada 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazların tamamı 1 pay kabul edildiği halde hisselendirmenin 5 pay üzerinde yapılmasının, mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, dava konusu 534 ada 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı … vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Dava konusu 533 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar, bu parseller yönünden davanın kabulüne, taşınmazların tevhid olunarak toplam 282.900 m2 yüzölçümü ve tarla niteliğiyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dava konusu 533 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların dayanağı 1947 tarih ve 2091 sıra numaralı vergi kaydı, bir sınırının “yol” olması sebebiyle, gayrisabit (değişebilir) ve genişletilmeye elverişli bir kayıt olduğundan, sınırlarıyla değil kayıtta yazılı miktar itibariyle geçerli olduğu açıktır. Anılan kayıt 1947 tarihli olup, kayıtta yazılı miktar ise 8 hektar’ dır.
Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, söz konusu dayanak vergi kaydında yazan miktar fazlası taşınmaz bölümü yönünden davacı tarafın zilyetliğinin, en erken kaydın oluştuğu 1947 tarihi itibariyle başlayacağı ve Hazine adına olan tapu kaydının 1963 tarihli olduğu düşünüldüğünde, bu tarihe kadar kazanmayı sağlayacak 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gözden kaçırılarak, vergi kaydının miktar fazlası olan kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, dava konusu 534 ada 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA,
Davalı … vekilinin, dava konusu 533 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının bu parseller yönünden BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.