Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/17279 E. 2023/1935 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17279
KARAR NO : 2023/1935
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/233 E., 2021/1479 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki vakıf yöneticisinin görevden alınması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davalının beş yıl süre ile aynı veya başka vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacağına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince kapatılan Koza İpek Eğitim Sağlık Hizmet Yardım Vakfı yöneticisi olduğunu, dava konusu vakfın 2011-23.07.2016 tarihleri arasında iş ve işlemlerinin teftişi sonucunda düzenlenen 01.09.2016 tarihli ve 8 no’lu denetim raporu ile 03.10.2016 tarihli ve 1058 sayılı makam oluru ve 24.10.2016 tarihli ve 479 sayılı vakıflar meclisi kararının dilekçe ekinde sunulduğunu, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun (5737 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi c bendi gereğince davalının görevden alınması gerektiğini, vakfın kapatılmış olmasının davanın konusuz kaldığı anlamına gelmediğini belirterek davalının vakıf yöneticiliği görevinden alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Koza İpek Eğitim Sağlık Hizmet Yardım Vakfının kurucu yönetim kurulu üyesi iken kendi rızasıyla Ekim 2015 tarihinde bu görevinden istifa ederek ayrıldığını, müvekkilinin söz konusu vakıf ile her hangi bir bağının kalmadığını, davaya konu … denetim raporları ve sonrasında alınan kararın müvekkilinin ayrıldığı tarihten sonra gerçekleştiğini, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin vakfı zarara uğratacak her hangi bir eyleminin bulunmadığını, vakıflar baş müfettişi tarafından vakfa zararlı olacak eylem ve işlem yapılmadığının açıkça rapor altına alındığını, vakfın mal varlığının kamu kaynaklı tashislerden değil sadece İpek ailesinin imkanlarından oluştuğunu, Koza İpek vakfı ile İpek Üniversitesinin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, muvazaa iddiasının hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, vakfın desteğinin Üniversite için hayati bir konu olduğunu, arsaların piyasa rayiçleri gözetilerek rekabet ve şeffaflık ilkelerine göre satıldığını, bütün vakıf üniversitelerinin mali yönden YÖK ve Maliye Bakanlığının denetimine tabi olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu vakfın kapatıldığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Eksik inceleme ile karar verildiği, denetim raporunun davalının yönetimde olduğu dönemlere ait olduğu, davanın açılmasındaki amacın Vakıflar Kanunu 10/c maddesi kapsamında görevden alınan yöneticinin beş yıl süre ile aynı veya başka bir vakfın yönetim ve denetim organında alamaması olduğu, davalının ağır ihmal ve kasıtlı fiilleri ile vakfı zarara uğrattığı, davalı hakkında ceza davası açıldığı ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Koza-İpek Eğitim ve Sağlık Hizmet Yardım Vakfı’nın FETÖ Terör Örgütü kapsamında faaliyette bulunduğu saptanarak 23.07.2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi gereğince kapatıldığı, davalının 2015 yılına kadar anılan vakıfta yönetici iken 2015 yılında bu görevinden ayrıldığı ve dava dışı kişilerin vakıf yönetimine seçildikleri, vakıflar genel meclisi kararının vakıf yöneticilerine yönelik olduğu, daha önce mahkeme kararı ile vakfı zarara uğratmış olmaları nedeniyle dava dışı vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları konusunda karar verildiği, Mahkemece … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/28 D. İş sayılı görevden almaya ilişkin kararının davalıyı da kapsadığı benimsenmek suretiyle davanın konusuz kaldığı kabul edilerek karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, 2015 yılından itibaren davalının vakıf yöneticisi olmadığından vakıf yönetimi görevinden alınması isteminin reddine karar verilmesi gerektiği; öte yandan, dava dilekçesinde 5737 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin 4. fıkrası uyarınca vakıf yöneticilerinin 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına ilişkin bir karar verilmesi de istenildiği halde bu istek yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm tesis edilmemiş olmasının da doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf istemi kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmış ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davalının 5737 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davadaki talebin sadece davalının vakıf yöneticiliği görevinden alınması istemine ilişkin olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı …’in 5737 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacağına dair verilen kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi uyarınca düzenleme alanı bulunan “Taleple Bağlılık” ilkesini ihlal ettiğini, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, dava konusuz kaldığından ilk derece mahkemesi tarafından verilen davanın konusuz kaldığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu açıklanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5737 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine dayalı olarak vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 111 inci maddesi, 5737 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi, 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun (7080 sayılı Kanun), 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120.60 TL’nin temyiz edenden alınmasına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.