YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14148
KARAR NO : 2023/1188
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/101 E., 2021/381 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/542 E., 2020/357 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibari ile reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı vakfın üyesi iken 04.02.2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olduğunu, vakıf senedi gereği emekli olduktan itibaren iki ay geçtikten sonra emekli ikramiyesinin ödenmesi gerekmesine rağmen bu süre içerisinde emekli ikramiyesinin ödenmemesi nedeni ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20 ‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istenmiştir.
II. CEVAP
Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde; vakıf senedinin 29 uncu maddesinde; “yararlananların görevlerinden ayrılmasından itibaren iki ay geçtikten ve emekli maaşı için tahsis işlerinin bitirilmesinden sonra hak kazanılır” düzenlemesi yanı sıra bu süreyi uzatma yetkisinin Genel Kurul’da olduğunu, vakfın 10.11.2018 tarihinde düzenlenen ve davacının da katıldığı Olağanüstü Genel Kurul toplantısında vakıf senedinin 29 uncu maddesinde belirtilen 2 aylık sürenin 6 aya uzatılması yönünde karar çıktığını, dolayısı ile takip tarihi itibari ile davacının emeklilik ikramiyesinin ödeme zamanının gelmediğini, takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunularak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre, 10.11.2018 tarihinde yapılan 3 üncü Olağanüstü Genel Kurul’da 2 aylık sürenin 6 aya çıkarılması ve bu konuda yönetim kuruluna yetki verilmesi kararı alınmasının, yönetim kurulu kararıyla emekli ikramiyesinin 6 ay içerisinde herhangi bir günde davacıya ödemeye yapılabileceği anlamına geldiği, vakıf senedi değişikliğine ihtiyaç olmadığı dolayısıyla davalı vakfın davacıya emekli ikramiyesi ödemesi ile ilgili yaptığı uygulamanın doğru olduğu, davacı ikramiye formunu imzalayıp ikramiyesini aldığı ve davalı vakfı ibra ettiği, uyuşmazlığın çözümünün yargılamaya muhtaç olduğu ve davacının kötü niyet ile takip yaptığı hususu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosyada iki ayrı bilirkişi raporu alınmış ise de her iki raporun birbiri ile çelişkili olup çelişki giderilmeden karar verildiğini, vakıf senedinde yapılan değişiklikler yönünden yetkili Asliye Hukuk Mahkemesince, Vakıflar Genel Müdürlüğünün de görüşü alınarak bir karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle 10.11.2018 tarihinde davalı Vakfın olağanüstü genel kurulunda vakıf senedi değişikliğine ilişkin olarak alınan kararın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tescil edilmediğinden bu değişikliğin müvekkili yönünden hüküm ifade etmeyeceğini, davalı vakfın beyanlarının borcu ikrar niteliğinde olduğunu, borcun kaynağının reddedilmediğini, ancak alacağın henüz muaccel hale gelmediğinin iddia edildiğini, kaldı ki davalının cevap dilekçesinin sunulduğu tarih itibariyle 6 aylık sürenin dahi geçmiş olduğunu, davalı hakkında başlatılan takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğinin anlaşıldığını, başka mahkemelerde de benzer mahiyette açılan davalarda alınan bilirkişi raporlarının eldeki davadaki raporlar ile farklı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)
353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vakıf senedi gereği emekli olduktan itibaren iki ay geçtikten sonra emekli ikramiyesinin ödenmesi gerekmesine rağmen bu süre içerisinde emekli ikramiyesinin ödenmemesi nedeni ile başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 101 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.