Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/6961 E. 2023/1777 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6961
KARAR NO : 2023/1777
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/503 E., 2018/318 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı ve eylemli orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı … İdaresi ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 31.05.2022 tarihli ve 2021/8831 Esas, 2022/5079 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı … vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ili, Merkez ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 851 parsel sayılı, 3.765,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, tarla niteliğiyle … ve Hazine adına paylı olarak tapuya tescil edilmiştir.

2. Orman İdaresi taşınmazın eylemli orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, şerhlerin silinmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili, 08.09.2014 tarihli vekaletname ekli cevap dilekçesi ile taşınmazın müvekkile ait özel mülk olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
… 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli ve 2017/503 Esas, 2018/318 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile … ili, Merkez ilçesi, … Köyü 851 parselde davalılar adına olan tapu kaydının bilirkişi heyet rapor ve krokisinde B-1 rumuzu ile gösterilen 1.354,36 metrekareye ilişkin kısmının iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe Ve Sonuç
Dairemizin 31.05.2022 tarihli ve 2021/8831 Esas, 2022/5079 Karar Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar:
Yargıtay onama ilamına karşı davalı … vekili tarafından karar düzeltme başvurusunda bulunulmuştur.

B. Karar Düzeltme Nedenleri
Davalı … vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle, onama gerekçesinde yasal isabet bulunmadığını, davalının vekil ile temsil edilmesine rağmen tüm tebligatların asile yapıldığını, kaldı ki asile yapılan tebligatların dahi usule uygun olmadığını, böylece hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini belirterek onama kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı ve eylemli orman olduğu iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 11 inci maddesinde; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulamasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi

3. Değerlendirme
1. Bir davanın görülebilmesi için öncelikle davada taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. 1086 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinde; “Kanun’un gösterdiği istisnalar haricinde Hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.” denilmektedir. Madde metninde açıkça görüldüğü üzere taraflar, yöntemine uygun bir biçimde davet edilmedikçe mahkemece karar verilemez. Aynı şekilde 6100 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinde de; “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler” amir hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddede yer alan “Hukuki dinlenilme hakkı” tabiri ile 6100 sayılı Kanun’un 27 nci (1086 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi) maddesindeki durum ifade edilmiştir. Bu hak, Anayasa’nın 36 ncı maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Bu hak, iddia ve savunma hakkı olarak da bilinse, iddia ve savunma hakkından daha geniş ve daha üst bir kavram olarak nitelendirilmektedir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yargılama sırasında payı iptale konu pay maliki … cevap dilekçesi ile kendisine vekil tayin etmiş olmasına rağmen davalı vekiline yargılamanın hiçbir aşamasında herhangi bir şekilde ve yolla tebligat yapılmamış ve taraf teşkili sağlanamamıştır. Böylece, davada taraf sıfatı ile savunma hakkı tanınmamış ve daha ötesi savunma hakkı kısıtlanmıştır.

Öyleyse İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; tebligatlar yönünden 7201 sayılı Kanun hükümlerinin göz önünde tutulması, davalı vekiline tebligat yapılarak usulüne uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra, iddia ve savunma doğrultusunda tüm taraf delilleri toplanıp birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması olup, taraf teşkili sağlanmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

2. İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 31.05.2022 tarihli ve 2021/8831 Esas, 2022/5079 Karar sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiş ise de yazılı sebeple bozulması gerektiği yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararı kaldırılarak diğer yönler incelenmeksizin yukarıda belirtilen gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 31.05.2022 tarih ve 2021/8831 Esas, 2022/5079 Karar sayılı sayılı kararının KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin taraf teşkiline yönelik olarak BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davalı …’e iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.