YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12370
KARAR NO : 2023/1239
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/22 E., 2019/25 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı gerçek kişiler vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … İdaresi vekili 01.03.2013 havale tarihli dava dilekçesi ile; davalı gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı bulunan … ili … ilçesi … köyü 708 parsel sayılı taşınmazın 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde olduğu halde, 2013 yılında 56 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro çalışması sonucunda orman sınırı dışında bırakıldığını, eylemli orman niteliğinde olduğunu belirterek, taşınmazın orman sınırı içine alınmasına, davalılar adına olan tapu kaydının iptaline ve el atmanın önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2015 tarih ve 2013/99 Esas, 2015/146 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın kabulüne, 56 nolu Orman Kadastro Komisyonu çalışmasının iptali ile taşınmazın orman sınırı içine alınmasına ve tapu iptali – tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkin davanın tefrikine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2015 tarih ve 2013/99 Esas, 2015/146 Karar sayılı önceki kararı, davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2017/9687 Esas 2018/4638 Karar sayılı ilamı ile; “… hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın ilk orman tahdit haritasındaki konumunun gösterilmemiş olması nedeniyle dosyanın geri çevrildiği, dairenin geri çevirme kararı üzerine hazırlanan ek rapor içeriğinde; çekişmeli taşınmazın herbir orman kadastro çalışmasındaki konumu ile ilgili hiç bir açıklamanın yapılmadığı, herbir çalışmaya ait orman sınır noktalarının yazılı olmadığı, ilk orman tahdit haritasında numaralandırılmış küçük yuvarlak boşlukların ne anlama geldiğinin açıklanmadığı, bu nedenle raporun denetlenemediği ayrıca geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen belgelerden; çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde, çekişmeli 708 parsel sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu bir kısım taşınmazların “Dedekoru Devlet Ormanı-1” sınırları içindeyken, 2013 yılında 56 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen 6 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile önce orman sınırı dışına çıkarıldığı; daha sonra 8 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile “Denizgören Özel Ormanı” olarak sınırlandırıldığı; daha sonra 02.01.2013 tarih ve 15 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile önceki tutanaklar iptal edilerek bu kez ekli listede yazılı dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu- taşınmazların makiye ayrılmış ve iskanen tevzi edilmiş yerlerden olması sebebiyle orman sınırı dışında bırakılmasına karar verilmiş olduğu, ancak sınır düzeltme tutanağı ekinde bu çalışmaya ilişkin bir harita bulunmadığı gibi; uzman bilirkişiler tarafından da gerek asıl; gerekse geri çevirme kararı sonrasında düzenlenen ek raporda çekişmeli taşınmazın, bu çalışmaların her birine ait birbiri üzerine çakıştırılmış haritalardaki konumunun ayrı ayrı gösterilmediği..’’ hususlarına değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu … Köyü, … Mevkii, 708 (yeni 341 ada 401 parsel) parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında olduğu, halen orman örtüsü ile kaplı olduğu, 56 nolu orman kadastro komisyonu Başkanlığınca bu parsele yönelik çalışmasının yanlış olduğu, dava konusu yerin eğiminin %12’den fazla olduğu, 30-40 yaşlarında orman ağaçları ile kaplı olduğu, gerçeğin bir resmi niteliğindeki hava fotoğrafları ve memleket haritalarında orman olarak göründüğü, bilirkişilerin incelemelerinin teknik inceleme ile sınırlı olduğu, hukuki yönden taşınmazın vasfını belirlemenin mahkemeye ait olduğu, teknik olarak bilirkişi raporunun yeterli olduğu, ilk orman tahdit çalışmasının tüm ormanları kapsamadığı, bozma ilamından önceki bilirkişi raporu ile bozma ilamından sonraki bilirkişi raporlarının teknik yönden uyumlu olduğu, dava konusu yerin “Dedekoru Devlet Ormanı-1” sınırları içindeyken, 2013 yılında 56 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen 6 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile önce orman sınırı dışına çıkarıldığı; daha sonra 8 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile “Denizgören Özel Ormanı 2” olarak sınırlandırıldığı; daha sonra 02.01.2013 tarih ve 15 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile önceki tutanaklar iptal edilerek dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu taşınmazların makiye ayrılmış ve iskanen tevzi edilmiş yerlerden olması sebebiyle orman sınırı dışında bırakılmasına karar verildiği açıklanarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı gerçek kişiler vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun açıkça yazılı olduğunu, bir kısmı bitki örtüsü ile kaplı bir kısmı ise açıklık olan taşınmazların tamamının orman olduğu kabul edilerek tapusunun iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu’ nun 1 inci ve devamı maddeleri, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarih ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı ve 30.04.2010 tarih ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar sayılı içtihatları,
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın, orman tahdidine göre orman sınırları dışında görülmesine rağmen eylemli haliyle orman vasfında olup devlet ormanı olduğu, 56 nolu orman tahdit komisyonunun bu parsel hakkındaki çalışmasının yanlış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarih ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadında, 3116 sayılı Orman Kanunu’nun 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanunla (5653 Sayılı Kanun) değişik 1/e maddesine göre çıkarılan “Makilik ve Orman Sahalarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelik” ile bu Yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonlarının yasal olduğu ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu kabul edilmiş ve söz konusu komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel kanunlar gereğince oluşturulan tapular da yasal prosedüre uygun ve geçerli olduğundan bu tapulara değer verileceği hüküm altına alınmıştır.
Yine, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 30.04.2010 tarih ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar sayılı içtihadında da, maki komisyonlarınca 5653 sayılı Kanun’a göre yapılarak kesinleşen ve özel kanunlar gereğince tapu kaydı oluşan taşınmazlar hakkında 1993/5 Esas ve 1996/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararının uygulanmasına devam olunacağı ifade edilmiştir.
2. Somut olayda; Dosya kapsamına ve uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmaya göre, çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidinde orman tahdit hattı içinde kaldığı, çekişmeli taşınmazların 5653 sayılı Kanun gereğince 20.10.1950 tarihinde makilik saha olarak tefriki yapılıp tutanağı düzenlenerek haritaya geçirildikten sonra 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) gereğince topraksız köylüye tevzii edilmesi için Toprak Tevzii Komisyonuna teslim edildiği ve bilahare Toprak Tevzi Komisyonunca 1951 yılında tevzii edilerek gerçek kişi adına 1952 tarih ve 165 sıra numaralı tapu kaydının oluşturulduğu ve daha sonra taşınmazın, bu tapu kaydına dayalı olarak 1982 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucu tapu maliki adına tespit ve tescil edildiği, akabinde satışlarla davalılılara geçtiği, yörede 2013 yılında yapılan ve dava konusu olan orman kadastrosu sırasında taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı ve Orman İdaresinin bu çalışmaya itiraz ederek taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasını istediği anlaşılmıştır.
3. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tamamının tevzi tapusu kapsamında kaldığı ve maki komisyonunca 5653 sayılı Kanun’a göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığı sabit olduğundan, tapuya güven ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle yanılgılı değerlendirme sonucu kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.