YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6422
KARAR NO : 2023/3590
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1958 E., 2022/1665 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/185 E., 2021/143 K.
KARAR : Yeniden esas hakkında hüküm kurma kararı
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; davacı … vekilinin duruşma istemi nitelikten reddedilmiş, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında İstanbul ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 7555 ada 15 parsel sayılı 222,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısının tespit edilemediği şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli 7555 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, adına şerh verilmesini istemiştir.
3. Birleşen davada davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 7555 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, adına şerh verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı Hazine vekili savunmasında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosya davacısının emlak kaydının 1573 no.lu parsele ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazda …’ın fiili kullanımı olmadığından davasının reddine; ana dosya davacısının davası yönünden taşınmazın 1994 yılında davacı tarafından satın alınarak vergi kaydı oluşturulduğu, satış senetleri ve özel parselasyon planlarının dava konusu taşınmaza uyduğunu belirterek, davacının taşınmazda kullanımının da bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu ile taşınmazın kullanılmadığının anlaşıldığını, davacının tespit tarihi itibariyle kullanımını ispat edemediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın boş arsa vasfında olduğu, fiili kullanımın bulunmadığı ve davacı taraflarca zilyetlik olgusunun ispat edilemediği öte yandan davacının izni ile yapıldığı iddia edilen barakanın ve bir kaç ağacın (çoğunluğu komşunun parselinde kalan) ekonomik amaca uygun kullanım olamayacağı gerekçesiyle, birleşen dosya davacısı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; ağaçların müvekkilinin ekonomik amaca uygun olarak kullanımında olduğunu, taşınmazın satış sözleşmesi ile satın alındığını ve taşınmazla ilgili vergi kayıtlarını ödediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyor ise kullanımın kime ait olduğuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacı … … dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.