YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2542
KARAR NO : 2023/3383
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/7 E., 2023/110 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hükmün Dairemizce bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 66 parsel sayılı taşınmazın 726 m2 bahçeli kargir öğretmenevi cinsi ile senetsizden 15.04.1975 tarihinde …. Köyü tüzel kişiliği adına tapulama suretiyle tescil edildiğini, 19.03.1975 tarihinde taşınmazın köy tarafından davacıya satılıp bedeli tahsil edilerek teslim edildiğini, davacı tarafından taşınmaz üzerine 2 katlı ev yapıldığını, 30 yıldır malik sıfatıyla zilyet olduğunu ileri sürerek TMK’nın 724 üncü maddesi gereğince tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının dayandığı sözleşmenin resmi şekle aykırı olduğunu, TMK’nın 724 üncü maddesinin şartlarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme 26.11.2021 tarihli kararında “..dava konusu taşınmazın 16.08.1972 tarihli kadastro tespiti ile köy tüzel kişiliği adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın satıldığı tarihte ve davalı tarafından bina inşa edilmeden önce köy tüzel kişiliğine ait olduğu, çaplı taşınmaza bina inşa edilmesi halinde iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden davanın reddine” karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairemizin 29.06.2022 tarihli 2022/774 Esas ve 2022/4616 Karar sayılı kararında “…dava konusu 66 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağı ve tapu kaydına göre 08/08/1972 tarihinde Bereketli Köyü adına tahdit ve tespitinin yapıldığı, bu yerin 19.03.1975 tarihinde köy tüzel kişiliği tarafından davacıya satışının gerçekleştirildiği, taşınmazın kadastrosunun tamamlanıp çapa bağlanmasının ise 15.04.1975 tarihi olduğu, çapa bağlı taşınmazın resmi şekil koşuluna aykırı satışının olmadığı, davacının iyiniyetli olduğu, iki katlı ev, ahır ve deponun toplam değeri bilirkişi raporuna göre 82.843,52 TL olup arsa değeri 39.930,00 TL olduğundan objektif koşulun da gerçekleştiğini, davacının ödediği satış bedelinin arsa bedelini fazlasıyla geçtiği, taşınmaz üzerindeki yapıların bulunduğu alan ve zorunlu kullanım alanının taşınmazın tamamı olması nedeniyle ifraz hususunun araştırılmasının da gerekli bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, iyiniyet koşulunun gerçekleşmediğini, bilirkişi raporunda ana taşınmazdan ifrazın mümkün olmadığının belirtildiğini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TMK 724 üncü madde uyarınca tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup uyuşmazlık bozmaya uyularak verilen kararın hatalı değerlendirme veya eksik incelemeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.