YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3014
KARAR NO : 2023/19100
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/197 Değişik iş
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
KARAR : İtirazın kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık …’ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2022 tarihli ve 2021/39 Esas, 2022/78 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/197 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 gün ve 2023/26024 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında üzerine atılı suç nedeniyle yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın itiraz üzerine merciince, 5237 sayılı Kanun’un 231/6-c maddesinde yer alan şartlar gerçekleşmediğinden bahisle kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
… 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2022 tarihli kararın, karara itiraz eden ve karar celsesinde duruşmada hazır bulunan Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı okunduğu, 01.02.2022 tarihli itiraz dilekçesinin ise 7 günlük yasal süre geçtikten sonra Cumhuriyet savcısı tarafından sunulmasını müteakip, 5271 sayılı Kanun’un 252/6 ncı maddesi gereğince bu konuda bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesince itiraz merciine gönderildiği anlaşılmakla, bu halde mercii tarafından itirazın süresinde yapılmadığı gözetilerek itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olup itiraz kanun yoluna başvurma süresine ilişkin kuralları içeren aynı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Cumhuriyet savcısının itiraz süresi için ayrı bir düzenleme bulunmadığı, maddede atıf yapılan 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında “…aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” şeklinde olup yine “Cumhuriyet Başsavcılığına Yapılan Tebligat” başlıklı 5271 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinde “Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat, tebliği gereken evrakın aslının verilmesi suretiyle olur. Tebliğ ile bir süre işlemeye başlıyorsa verildiği gün, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından evrakın aslına yazılır.” şeklinde hükme yer verildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında, Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı 21.01.2022 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı, 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 01.02.2022 tarihinde itiraz edildiği, merciince itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/197 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.