YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9666
KARAR NO : 2023/18938
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1134 E., 2016/260 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/1134 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 58 nci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
Tebliğname’de, makkûmiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına, lehine olan tüm hükümlerin tatbik edilmediğine, vekâlet ücretini ödeyecek durumu olmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın … Kadın Doğum Hastanesi’nde kadın doğum uzmanı olarak görev yaptığı, sanığın, katılanın bulunduğu polikliniğe girerek katılana hitaben ”Sen benim eşime nasıl özürlü dersin, benim eşime özürlü diyenin avradını sinkaf ederim.” diyerek hakaret ettiği, Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, tevilli ikrarda bulunmuştur.
3. Katılanın beyanları istikrarlıdır.
4. Tanıklar A. Y., H. S. ve L. B.’nin anlatımları birbiriyle uyumlu ve katılanın beyanını destekler niteliktedir.
5. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanığın tevilli ikrarda bulunması, katılanın istikrarlı anlatımlarının, tanıklar A. Y., H. S. ve L. B.’nin anlatımlarıyla desteklenmesi ve tüm dosya kapsamıyla, sanığın hakaret suçunun sabit olduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunup, lehe hükümlere ilişkin yöntemince değerlendirme yapıldığı da dikkate alınarak, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, katılanın muayene odasında gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
2. (1) numaralı bozma sebebine göre hakaret suçunun alenen işlenmediğinin kabulü halinde;
7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.