YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12288
KARAR NO : 2023/20671
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/837 E., 2016/186 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 265 inci ve 62 nci maddesinin birinci fıkraları, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve sanığın 1 yıl süreyle denetim altına alınmasına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bendi, dördüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca taksitler halinde 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; hakkında verilen cezanın yersiz olduğuna, bilerek ve isteyerek suç işlemediğine ve suç işleme kastının bulunmadığına, Mahkemece eksik inceleme sonucunda ceza verildiğine, sabit bir gelirinin olmaması nedeniyle hakkında verilen adli para cezasının ödeme imkanının olmadığına, yaşlı anne ve babasına baktığına, cezanın infazı halinde mağduriyetinin söz konusu olacağına, şikâyetçinin soyut iddiaları dışında somut bir delilin bulunmadığına, bu nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Alkollü şekilde araç kullandığı tespit edilen sanığın, hakkında cezai işlem uygulayan şikâyetçi polis memuruna yönelik iddianamede belirtilen tehdit ve hakaret sözlerini söylemek suretiyle üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunmalarında olay anında alkollü olması nedeniyle yaşananları hatırlamadığına, olaydan sonra şikayetçiden özür dilediğine dair ifadeleri, olay tutanağı içeriği, şikâyetçinin ve tanıkların aşamalardaki beyanları ve sanığın alkollü olduğuna dair rapor uyarınca sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hakaret suçundan temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince belirlenmemesi hususu sonuca etkili olmadığından bozmayı gerektirmediği ve hakaret eyleminin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde düzenlenen kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.