YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11131
KARAR NO : 2023/20667
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/493 E., 2016/13 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; sanığın katılana hitaben söylediği “Meymenetsiz” sözünün 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesin açıklanan şekilde onur ve saygınlığı rencide edecek nitelikte olduğu ve sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği, kabule göre de sanık hakkında mağdur ….’ye yönelik düşme kararı verilmesi karşısında sanığın beraat ettiği eylem yönünden hatalı olarak vekalet ücretine hükmedildiği bu nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; sanığın katılana hitaben gönderdiği mesaj içeriklerinden hakaret ettiğinin sabit olmasına rağmen mahkemece eksik inceleme ile beraat kararı verildiği, şikâyetin süresinde yapıldığı bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kız kardeşi ile mağdur ….’nin arasında boşanma davası olduğu, sanığın bu süreçte katılan ve şikâyetçilere hitaben gönderdiği mesajlarla hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; “Oğlun olacak sahtekar.”… “Oğlunun pisliklerini kardeşim temizlemek zorunda değil.” şeklindeki cümlelerin şikâyetten vazgeçen ….ye yönelik olarak yazıldığı, katılana hitaben yazılan “Ali abi sende biraz haysiyet onur şeref varsa yarın borcu kapatırsın.” şeklindeki sözün ise içerik itibariyle hakaret içermediği, “Biraz olsun merhametin varsa bu borçları yarın kapat.” şeklindeki sözlerde herhangi bir hakaret sözünün olmadığı, böylece atılı suçun kanunda tanımlandığı şekilde işlendiği sabit olmadığından unsurları oluşmadığı kabul edilerek sanık hakkında katılana yönelik eylem nedeni ile beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, sanığın katılana hitaben söylediği “meymenetsiz” sözünün katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğu, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın beraatine dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında, yargılandığı aynı davada mağdur ….’ye yönelik hakaret suçundan şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmiş olması karşısında, sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, katılan …’e yönelik hakaret suçundan kurulan beraat hükmü nedeniyle vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan “Sanık kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.800,00 TL ücreti vekaletin hazineden tahsili ile sanığa verilmesine,” ibaresinin çıkartılması suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.