Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11797 E. 2023/20448 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11797
KARAR NO : 2023/20448
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/504 E., 2015/769 K.
SUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 233 maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, müşterek hanede katılanın ikamet ettiği, kendisinin sabit bir işi olmadığı, müşterek haneye dönemediği için ayrılmadan önce iştigal ettiği çiftçilik işini yapamadığı, günlük işlerde çalışmak zorunda kaldığı, düzenli bir geliri olsa idi ailesinin ihtiyaçlarını karşılayacağı, her ay emekli aylığından düzenli olarak nafaka kesildiği, ayrıca diğer bahçe ve arazilerin gelirlerini de katılanın aldığı, bu sebeple katılanın iddialarını kabul etmediğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve katılanın evli oldukları ancak sanığın yaklaşık 5 yıldır katılandan ayrı yaşadığı gerekçesiyle evin geçimi ile ilgili eşine ve çocuklarına para vermediği, onların geçimiyle ilgili herhangi bir sorumluluk üstlenmediği, bu şekilde sanığın üzerine atılı aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın savunmasının ikrar niteliğinde olduğu ve katılan ve tanık N. K.’nın birbiriyle tutarlı beyanları neticesinde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Dosya kapsamı ve Ulusal Yargı Ağı Projesi Bilişim Sistemi üzerinden yapılan incelemede Tokat Aile Mahkemesi’nin 12.04.2016 tarihli ve 2015/295 Esas, 2016/232 Karar sayılı kararı ile tarafların boşandıkları ve katılan lehine nafaka ödenmesine hükmedildiği, boşanma davasının 26.05.2015 tarihinde açıldığı, dolayısıyla sanığın, katılana düzenli nafaka ödemesinin şikâyet tarihinden sonrasına ilişkin olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz sebebinin reddi gerekmiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.