YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14091
KARAR NO : 2023/19628
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/223 E., 2022/169 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 16.06.2015 tarihli ve 2014/351 Esas, 2015/454 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 265 inci maddesinin ilk fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca sırasıyla neticeten 5.000,00 ve 2.500,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 18. Ceza Dairesince bozulması üzerine, taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması nedeniyle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun maddeleri uyarınca aynı mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, somut delil bulunmamasına rağmen yalnızca polis memuru mağdurların ve tanıkların beyanlarıyla hükümler kurulduğuna, suçların sabit olmadığına, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Devriye görevini ifa eden polis memuru mağdurların suça sürüklenen çocuk ve arkadaşının bulunduğu metruk binaya girdikleri, üst araması yapmak isteseler de kendilerine izin vermedikleri, suça sürüklenen çocuğun “Beni arayamazsınız, a.. koyacağım yapacağınız işin.” diyerek küfür etmeye başladığı ve yerden kırık cam parçası alarak saldırdığı, mağdurların da geri çekilmek zorunda kaldıkları, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşının merdivenden inerek kaçmaya başladıkları, dışarıda bulunan polis memuru mağdur A.Y.’nin olay sırasında basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçları işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 265 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma öncesi mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 16.06.2015 tarihine göre, uzlaşma için ilk teklifin yapıldığı tarihten uzlaştırmacı raporunun düzenlenerek uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar duran süre de dikkate alındığında, bozma sonrası verilen karar tarihinden önce 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.