Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1238 E. 2023/1320 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1238
KARAR NO : 2023/1320
KARAR TARİHİ : 16.02.2023


MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2849 E., 2022/796 K.


HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/135 E., 2021/198 K.

Taraflar arasındaki aidiyet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yaşının küçük olması sebebi ile ablası …’nın kimliği ile … iş yeri sicil numarası ile tescilli … Sanayi Çırçır Fabrikası … adresli iş yerinde 10.09.1981 tarihinden 16.05.1989 tarihine kadar çalıştığını, bu süre zarfında SGK tarafından kendisine 10.504.613 sigorta sicil numarası verildiğini ve bu sicil üzerinden primlerinin yatırıldığını, kendisinin işten çıktıktan sonra ablasının kendi kimliği ile çalışmaya devam ettiğini, 10.09.1981 tarihinden 16.05.1989 tarihine kadar olan çalışmaların kendisine ait olduğunu, kendisinin 2010 yılında tekrar sigortalı çalışmaya devam ettiğini ve tarafına … sigorta sicil numarasının verildiğini belirterek, neticeten … iş yeri tescilli … Sanayi Çırçır Fabrikası … adresli iş yerinde yaşı küçük olduğu için ablasının kimliği ile çalıştığı 10.09.1981-16.05.1989 tarihleri arasında ablası … olarak geçen çalışmaların tarafına mal edilmesi ve anılan prim sürelerinin hizmetine eklenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından yapılan …’ın dosyasının tetkiki neticesinde, davacının … ‘in kimliğiyle çalıştığına dair herhangi bir rapora rastlanmadığını, bu nedenle müvekkili kurumun işleminin yerinde olduğunu, davanın kabul anlamına gelmemek kaydıyla bil farz müvekkili kurum dava kısmen ya da tamamen kabul edilse dahi, davayı müvekkili kurum tahrik etmediğinden ve kusuru bulunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, neticeten davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davanın kabulü gerektiği vicdani kanaatine ulaşılarak, 33783.01 iş yeri sicil nolu … Fabrikası (… San. Ltd. Şti.) unvanlı işyerinden davalı … (…) adına 1982/01. dönem 14 gün, 1982/04. dönem 75 gün, 1983/01. dönem 30 gün, 1983/03. dönem 56 gün, 1984/01. dönem 37 gün olmak üzere bildirilen sigortalı hizmetlerin davacı … (…)’e ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurum mevzuatına göre davacının iddialarının haksız olduğu, müvekkil kurum tarafından yapılan …’ın dosyasının tetkiki neticesinde, davacının … ‘in kimliğiyle çalıştığına dair herhangi bir rapora rastlanmadığını, bu nedenle hizmet tespit davalarının yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesi olup, konuya ilişkin Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin emsal kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden, işverenin kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmayacağını, bu itibarla; davanın ispatlanamadığından bu konuda yeterli tetkik ve inceleme yapılmadığı, Yargıtay kararlarına göre mevcut karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet aidiyeti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.