YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9851
KARAR NO : 2023/3858
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/22 E., 2015/146 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; beraat etmesi gerektiğine, suç kastının olmadığına, delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, temyiz dışı sanık … aleyhine ev sahibi şikayetçi …’in yaptığı icra takibinin haciz işlemleri sırasında mal kaldırması olmaması için keşideci şirket ortağının arabasından 08.02.2011 tarihinde çalınan çeklerden birisi olan suça konu 05.10.2011 tarihli, 16.000,00 TL bedelli çeki cirolayıp vererek icrada muhafaza işlemi yapılmasını önlediği, çekin lehtarı ve ilk cirantası olan … Tekstil adlı firmanın vergi teknik raporuna göre hayali fatura temini için sahte belgelerle kurulmuş paravan bir firma olduğunun belirlendiği, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, çekte lehtar görünen şirkete sattığı büyükbaş hayvan karşılığında hayvan pazarında aldığını, arkadaşı olan sanık …’in mağduriyetini gidermek için teminat amacıyla verdiğini, sahte olduğunu bilmediğini beyanla suçlamayı kabul etmemiş, iddia ettiği satışa dair bilgi belge sunamamıştır.
3. Şikayetçi …’in temyiz dışı sanık … aleyhine 25.02.2011 tarihinde icra takibi başlattığı, 17.09.2011 tarihli protokole göre sanık …’ın şikayetçiye suça konu çeki haciz işlemleri sırasında teminat olarak verdiği, asıl borç ödendiğinde iade edileceğinin kararlaştırıldığı, şikayetçinin 24.02.2012 tarihinde alacağını aldığından takipten vazgeçtiğine dair dilekçe sunduğu, suça konu çekin 08.02.2011 tarihinde çalınması ile ilgili tutanakların dosya içerisinde olduğu, lehtar görünen şirketin Vergi Tekniği Raporuna göre hayali fatura temini için sahte belgelerle kurulmuş paravan bir firma olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, daha önceden çalınan ve lehtar ile ilk cirantası paravan olduğu tespit edilen şirketin göründüğü sahte çeki kullanarak sübut bulan suçtan temyize konu mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir,
2. Ancak;
a. 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin yedinci fıkrasında “hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında; mahkemece “sanık denetim süresinde kasıtlı suç işlediği takdirde ertelenmiş cezasının infaz kurumunda çektirilmesine” karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
b. Suça konu sahte çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2015/22 Esas, 2015/146 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının yedinci paragrafındaki “sanık denetim süresinde kasıtlı suç işlediği takdirde ertelenmiş cezasının infaz kurumunda çektirilmesine” ibaresinin çıkarılarak “TCK’nin 51/7. maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” olarak ve hüküm fıkrasının sekizinci paragrafındaki “TCK 54/1 maddesi gereğince MÜSADERESİNE” ibaresinin çıkarılarak yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.