YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18844
KARAR NO : 2013/22225
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … ve sanıklar … ve … müdafiileri
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükümlerin 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı Kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nun 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından ve 5271 sayılı CMK.nun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
III-Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık …’nın savunmasında, atılı suçu işlemediğini, diğer sanıkları tanımadığını, daha önce kimliğini kaybettiğini, kimliğini bulan şahısların bu suçu işlemiş olabileceğini bildirmesi ve sunduğu kimlik fotokopisindeki fotoğraf ile soruşturma aşamasında suçu işlediği gerekçesi ile yakalanan …’nın sunduğu sürücü belgesindeki fotoğraftaki kişilerin birbirine benzememesi, sanık …’ın 09.11.2006 tarihinde yakalanan şahsın … sahte kimliğini kullandığını, bu isimle cezaevinde yattığını, gerçek isminin Osman Zeki Hepözel olduğunu bildirmesi karşısında; … ismini kullanan şahsın cezaevindeki ve adli birimlerdeki parmakizi ile gerçek …’nın parmakizleri karşılaştırılarak aynı kişiler olup olmadıkları belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık …’ın tüm aşamalardaki savunmalarında, diğer sanıkları tanımadığını, 2006 yılı mart ayında evlerine hırsız girdiğini, kimliğinin de bu sırada çalındığını, karakola da başvuruda bulunduğunu, kimliğini çalan şahısların kimliğini kullanmış olabileceklerini bildirmesi, 09.11.2006 tarihli suçüstü tutanağında kimlik bilgileri alınan …’a ait kimlik fotokopisinde fotoğraf bulunmaması karşısında; sanığın savunması doğrultusunda 2006 yılı Mart ayında evlerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak Karabağlar Karakoluna başvuruda bulunulup bulunulmadığı araştırılıp, 09.11.2006 tarihindeki tutanakta birlikte kaçtıkları belirlenen sanıklardan …’a sanığın fotoğrafları gösterilerek birlikte kaçtıklarını söylediği şahısla aynı kişi olup olmadığı sorulup belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Kabule göre de;
A-Sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesine göre denetim süresi uygulaması sırasında gerekçe gösterilmeden en üst sınırdan denetim süresinin belirlenmesi,
B-5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuk …’ı savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 01/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.