Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/609 E. 2023/1305 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/609
KARAR NO : 2023/1305
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2136 E., 2022/2188 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/380 E., 2022/159 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, aksine işlemin iptali ile kesilen yetim aylığının yeniden bağlamasını, ödenmeyen aylıkların ve çeyiz yardımının yasal faizleriyle ödenmesi gerektiğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; yetim aylığı kanunen davacının yetim olması nedeniyle, babasını küçük yaşta kaybetmiş olması nedeniyle bağlanan, kişi için vefat eden annesinden-babasından göreceği destek yerine ikame edilme amacı güden bir aylık olduğunu, bu aylığın verilmiş olmasının nedeni davacının çalışamıyor olması ve ya çalışacak durumda olmaması değil yetim kalması olduğunu, davacının yetim aylığının kesilme sebebi olarak gösterilen çalışıyor olması gerekçesinin çalışma hakkı ve hürriyetine ve anayasal ilke olan sosyal devlet ilkesine aykırılık oluşturduğunu, durum anayasaya aykırı olup ilgili maddelerin iptali için anayasaya aykırılık itirazında bulunduklarını, Kanun maddelerinin iptali için Mahkemenin dosyayı Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, kaldı ki davacı yetim aylığı almaya başlaması itibariyle Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmamış, buralardan gelir ve aylık elde etmediğini, bu nedenle de dosyadaki bilirkişi raporuna tarafınca itiraz edilmiş olup itirazların değerlendirmeye alınmadığını, çeyiz yardımı talebinin kabulü bilirkişi marifetiyle yardım miktarının tespit edilmesi bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu yönde bir bilirkişi değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilip gerekçeli kararda da çeyiz yardımına lişkin hüküm kurulmayarak eksik bırakıldığını davanın kabulü gerektiğini belirterek,

Davalı Kurum vekili; yerel Mahkeme tarafından eksik inceleme ile karar verilmiştir. Müvekkil Kurum kayıtlarının incelenmesinden davacının talebi doğrultusunda 17.01.2006 tarih itibariyle babasından ölüm aylığı bağlandığını, … Sigorta sicil 43/23239 tahsis numaralı Türkiye-Almanya sosyal güvenlik sözleşmesine aylık almakta olan müteveffa babasından dolayı davacı …’ın gelirinin Almanya’da çalışmaları tespit edilmiş olduğundan dolayı 506 sayılı Kanun Ek madde 47 ve 5510 sayılı Kanun maddesinin 34 (b) bendi gereğince ölüm aylığının kesildiği 16.06.2016 tarih 7895162 sayılı ve 03.01.2017 tarih ve 17490517 sayılı yazı ile davacıya bildirildiğini, ayrıca 5510 sayılı yasa madde 96 (a) bendi uyarınca 17.01.2006-17.04.2016 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen 33.294,16 TL’nin tahsiline karar verildiğini, Kanun gereği gelirde olmayan kız çocuklarına evlenme yardımı yapılmadığından evlenme yardımı talebinin yerinde olmadığını, Kurum işleminde yasaya aykırılık bulunmadığından davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmen kabulü yönündeki “davacının 186,05 TL yönünden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve bu miktar yönünden dava konusu işlemin iptaline” dair kararının bozulmasını, ortadan kaldırılarark davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücretinin nisbi hesaplanarak hükme bağlanması gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olduğundan iş bu kararında istinaf yoluyla düzeltilmesi/kaldırılması gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesinin yerinde olduğu, kaldırma kararı gereğince davacının dava dilekçesinde talep ettiği çeyiz yardımı ile ilgili de karar verildiği, dava kurum işleminin iptali talepli olup vekalet ücreti maktu olması gerektiğinden ve davalı kurum lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiği, davacı lehine ise reddedilen miktar nazara alınarak tarifenin 13/2 düzenlemesine bağlı olarak 186,05 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, davacı vekilinin vekalet ücreti konusunda istinaf isteminde bulunmadığı dava konusu taleplerin tamamı hakkında karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf gerekçeleri ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile kesilen yetim aylığının yeniden bağlamasını, ödenmeyen aylıkların ve çeyiz yardımının yasal faizleriyle ödenmesi gerektiğine karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun Ek Madde 47.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verild