Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11549 E. 2023/19192 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11549
KARAR NO : 2023/19192
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/283 E., 2016/131 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma

Hakaret suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen … Başkanlığı’nın kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık …’un ve sanık … müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile
A. Sanık … Hakkında
1. Katılan … E.’ye karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 7.300,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde ödenmesine,
2. Mağdur … D.’ye karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 7.300,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde ödenmesine,
3. Katılan … E. ve mağdur … D.’ye karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde ödenmesine,
B. Sanık … Hakkında
1. Katılan … E.’ye karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 7.300,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde ödenmesine,
2. Katılan … E. ve mağdur … D.’ye karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın birer ay ara ile 24 eşit taksit halinde ödenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’un temyiz isteği; annesi olan A. K. dinlenilmeyerek eksik soruşturma sonucu karar verildiğine, yerinde olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin, temyiz sebeplerine yer vermediği 02.02.2016 havale tarihli süre turum dilekçesiyle kararın bozulmasını ve gerekçeli kararın tebliğini talep ettiği, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğine rağmen ek temyiz dilekçesini sunmadığı tespit edilmiştir.
3. … Başkanlığı vekilinin temyiz isteği; Av. …’ye yönelik eylem ve söylemlerin avukatlık mesleğine yönelik bir saldırı niteliğinde olduğuna, avukatlık mesleğine ve tüm meslek camiasına yönelik ilgili saldırı karşısında hukuken taraf olmak ve mesleğin onurunu korumak adına katılma talebinde bulunmasına rağmen Mahkemece talebin reddi yönünde karar verilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın avukat, mağdurun ise icra memuru olarak görev yaptığı, suç tarihinde borçlu olan sanık …’un evine haciz işlemi için gidildiği, sanık …’un katılana “Ben avukatların hepsini tanırım, % 99’u o…pu çocuğudur.” diyerek hakaret ettiği, sanık …’un “Ne kadar ödeyeceğimizi sana mı soracağız avukat bozuntusu.” diyerek katılanın üzerine saldırdığı ancak, sanığın annesinin araya girerek engel olduğu, devamında ise sanığın mağdura hitaben “Sen yeni memursun galiba dört göz sana bir yumruk atarım o gözlüklerini gözüne sokarım.” diyerek hakaret ettiği, sanık …’un da katılan ve mağdura “Çekin gidin buradan.” dediği iddia olunmuştur.
1. Sanıkların suçlamaları inkar ettikleri belirlenmiştir.
2. Katılan ve mağdurun benzer anlatımlarda bulundukları belirlenmiştir.
3. Tanık anlatımı dosyada mevcuttur.
4. 23.10.2014 tarihli haciz tutanağının tutulduğu, iddia konusu eylemlere yer verildiği belirlenmiştir.
5. Yerel Mahkemece; sanık …’un alacaklı vekili olan katılana ”Ben ne kadar ödeyeceğimi size mi soracağım.” dediği, ayrıca katılana ”Ben avukatların hepsini tanırım, hepsi o…pu çocuğudur” şeklinde söylediği, sanık …’un da katılana ”Avukat bozuntusu.” dediği ardından icra memuru olan mağdura ”Dört göz.” dediği ve sanıkların haciz işlemini yapmasına engel oldukları, katılan ve mağdurun beyanından, bu beyanları doğrulayan tanık beyanı ile ayrıntılı haciz tutanağından anlaşıldığı kabul edilerek mezkur suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. … Başkanlığı Vekilinin Temyizi Yönünden
Hakaret suçundan, doğrudan zarar görmeyen Aydın Barosu Başkanlığının kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın alacaklı vekili olan katılana ”Ben ne kadar ödeyeceğimi size mi soracağım.” dediğinin Mahkemece kabul edilmesi karşısında, sanığın iddia ve kabul edilen eylemlerinin cebir veya tehdit niteliğinde olmadığı ve bu nedenle görevi yaptırmamak için direnme suçunu unsurlarının oluşturmadığı gözetilmeden atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık … Hakkında Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
a. Eksik Soruşturmaya İlişkin
Katılan ve mağdur anlatımları, haciz tutanağı içeriği, tanık anlatımı, oluş ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eylemlerinin sübuta erdiğine dair Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Lehe Kanun Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin
Yerel Mahkemece, “sanığın adli sicil kaydından anlaşılan olumsuz kişiliği nedeniyle” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesiyle, 5271 Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olması, adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın bulunması ve sanığın denetim süresi içerisinde temyize konu suçları işlemesi karşısında “sanığın kasıtlı suçu denetim süresi içerisinde işlemesi nedeniyle CMK.nun 231/8 maddesi uyarınca yasal imkansızlıktan dolayı” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 231 inci maddesini uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak,
a. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, katılana ve mağdura söylediği iddia ve kabul edilen “avukat bozuntusu” ve “dört göz” şeklindeki sözlerin katılanın ve mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
b. Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan bozmaya uyulması halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiği,
c. Sanığın cebir eylemi, alacaklı vekili olan katılan … E.’nin görevini yapmasını engellemek amacını taşıdığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d. Kabule göre de; sanığın hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle, katılan ve mağdura karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında belirlenecek temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan iki kez mahkumiyet hükmü kurulması,
Nedenleriyle, karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. … Başkanlığı Vekilinin Temyizi Yönünden
Hakaret suçundan doğrudan zarar görmeyen … Başkanlığı’nın kamu davasına katılma hakkı bulunmadığından, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Hakaret, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından, sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (C ve D-2) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık … müdafiinin ve sanık …’un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.