Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11062 E. 2023/19309 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11062
KARAR NO : 2023/19309
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1761 E., 2016/295 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca mağdur sayısınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ayrıca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın işlettiği güzellik salonunda fuhuş yaptırıldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığına, mağdurların beyanlarının da bu durumu ortaya koyduğuna, ihbar üzerine polis memurlarının bildirilen numarayı aradığına ve teşebbüs aşamasında kalan suçun ortaya çıktığına, suç işlemeyi önleme görevi olan kolluk görevlilerinin daha fazla ceza almalarını sağlamaya yönelik olarak suç işlemeye teşvik etmelerinin hukuken kabul edilebilir bir uygulama olmadığına, polis memurunun telefonla aramaması ve randevu almaması halinde mağdurların suç olarak kabul edilen eylemleri gerçekleştirmeyeceklerine, bu durumda gizli soruşturmacının görevini Kanun’a uygun şekilde yapmadığına, mağdurların gerçekleştirdikleri eylemlerden sanığı sorumlu tutmanın kabul edilemez olduğuna, polis memurlarının mağdurları yönlendirmesiyle gerçekleşen olayın teşebbüs aşamasında kaldığına, teşebbüs indirimi uygulanmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delilin mevcut olmadığına, bu nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın fuhuş için mağdurlara aracılık ve yer temin ederek kendisine yüklenen suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın kendisine ait işyerinde mağdurların fuhuş yaptıklarını bilmediğine dair savunmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunması, mağdur … D.’nin soruşturma aşamasındaki beyanında kendilerinin fuhuş yaptığından sanığın haberinin olduğuna ve kazandıkları paranın yarısını komisyon olarak kendisine verdiklerine dair ifadesine karşın kovuşturma aşamasında farklı beyanda bulunmasının, sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olarak kabul edilmesi gerektiği, olaya dair düzenlenen kolluk tutanağı içeriği de gözetildiğinde, bu haliyle sanığın üzerine atılı fuhuş suçunu işlediğine dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümlerde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.