Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5195 E. 2023/3379 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5195
KARAR NO : 2023/3379
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/401 E., 2022/467 K.
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/6 E., 2021/64 K.

Taraflar arasındaki, Çarşamba Kadastro Mahkemesinin 15.09.2005 tarih ve 1984/248 Esas, 1988/19 Karar sayılı dosyasında karara bağlanan ve temyiz edilmeksizin 27.04.1988 tarihinde kesinleşen kadastro tespitine itiraza dayalı davada taraf olmayan … mirasçıları tarafından açılan yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 187 parsel sayılı 8.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir.

2. İtirazı kadastro komisyonu tarafından reddedilen davacılar … ve … 1984/248 Esas, 1988/19 Karar sayılı dosyasında yer alan dava dilekçesinde; Tapu kaydı, intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir.

3. Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde; Mahkemenin 27.04.1988 tarihli ve 1984/248 Esas 1988/19 Karar sayılı dosyasında tapu maliki …’nin mirasçısı olan müvekkilleri (… oğlu … mirasçıları olan …, …, …, …, …) hatalı veraset belgesi ya da eksik nüfus kayıtlarına dayanılarak davaya dahil edilmeden verilen hatalı kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun ) 375 ve devamı maddeleri uyarınca kaldırılması ile yargılamanın yenilenmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, kanunda sayılan hangi sebeple yargılamanın iadesi talep edildiğinin açıkça belirtilmediğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Yargılamanın iadesi sebepleri, 6100 sayılı Kanun’un 375/1.maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup bu maddede sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin genişletilemediği,yargılamanın iadesi sürecini düzenleyen 6100 sayılı Kanun 377/1 son bendi gereğince; ilgili iade talebi davasının iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren her halde on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmekte olup, kayıtlarının incelenmesi sonucunda, yargılamanın iadesi istenen Mahkememizin 27.04.1988 tarihli ve 1984/248 Esas 1988/19 Karar sayılı kararının temyiz edilmeyerek 27.04.1988 tarihinde kesinleştiğini, iş bu davanın ise 11.02.2021 tarihinde açıldığı dikkate alındığında on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşıldığı, Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2016/796 Esas, 2018/5632 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; “yargılamanın iadesi süresi, yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı tarihten itibaren üç ay ve her halde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl olup” davacıların yargılamanın iadesi davasının ve isteminin 6100 sayılı Kanun 379/1-a ve 379/2 maddesi uyarınca esasa girilmeden reddine karar vermek gerektiği ” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı yargılamanın iadesini talep edenler / davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Yargılamanın iadesini talep edenler / davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın iadesi talebine konu davada kök muris …’nin tüm mirasçılarının davaya dahil edilmeden, davadan ve sonrasında verilen karardan haberdar edilmeden yapılan kesinleştirmenin yok hükmünde bir kesinleştirme olup, müvekkilleri tarafından açılan iş bu yargılamanın iadesi talebi ile hem dava dilekçesinin hem de, mahkeme kararının taraflara tebliğinin gerekli olduğunu, bu nedenle şekli olarak yazılı olan kararın kesinleştiğine dair şerhin kanaatlerince yok hükmünde olması, dosyada müvekkillerin taraf olmaması, karardan yeni haberdar olup ,ne dava dilekçesinin ne de dava sonrasında verilen kararın müvekkillere tebliğ edilmemiş olmasını da dikkate alındığında, kesinleşmiş bir mahkeme kararından da bahsedilmesinin mümkün olmadığını, hal böyle iken, kesinleşmeden itibaren hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahis ile, yargılamanın iadesi taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, mahkeme tarafından yargılamanın iadesi talebi reddedilse dahi, istemin yargılamanın iadesi değil,kesinleşen ilama yönelik temyiz istemi olarak kabulü ile kesinleşme şerhinin kaldırılarak işin esasına geçilerek incelenmesi ve neticeten kararın /bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, mevcut tüm dosya kapsamını, tarafların maddi hukuk dışında usulen de çiğnenen hakları olup olmadığının değerlendirilmesi ile adil bir neticeye varmak gerektiğini, bu dava dosyası ile hakkı zayi olanı, hakkına kavuşturabilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle yargılamanın iadesini talep edenler / davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, yargılamanın iadesini talep edenler / davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Yargılamanın iadesini talep edenler / davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370, 371 ve 375 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanunu’nun “Yargılamanın İadesi Sebepleri” başlıklı 375 inci maddesinde;
“(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.

c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, “yargılamanın iadesi” şeklinde talepte bulunan Bekir oğlu … mirasçılarının vekili, müvekkillerinin murisinin davaya dahil edilmeden yargılama yapıldığını ve hükmün kesinleştiğini iddia etmiştir.
Nitekim; yargılamanın iadesine konu dava dosyası incelendiğinde, davacılar … ve … tarafından, davalı … aleyhine 14.02.1969 tarihinde açılan davada, davalı …’in yargılama aşamasında 19.10.1976 tarihinde vefat ettiği ve dosya içerisinde yer alan …’e ait eski tarihli nüfus kaydında …’in oğlu …’nin, …’den önce bekar olarak 29.06.1964 tarihinde öldüğü kaydının yer aldığı, İlk Derece Mahkemesince, bekar olarak vefat eden …’nin mirasçısının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı ve … dışındaki dışındaki tüm Bekir mirasçılarının davaya dahil edildiği ve neticeten hüküm kurularak, hükmün kesinleştirildiği görülmüştür.
Yukarıda anlatılanlara ve … oğlu … mirasçılarının iddialarının ileri sürülüş biçimine göre, istemin, usulen kesinleşmeyen kararın bozulmasına ilişkin olduğunun ve bu nedenle taleplerinin “yargılamanın iadesi” değil; “temyiz” istemi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin kabulü zorunludur.
İlk Derece Mahkemesince, yargılamanın yenilenmesi dilekçesinin, temyiz dilekçesi olarak kabulü ile dava esasının kapatılmasına ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderilmesine karar vermesi gerekirken, yargılamanın yenilenmesi istemi hakkında karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hükmün istinafı üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 07.04.2022 tarih ve 2022/402 Esas, 2022/467 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve Çarşamba Kadastro Mahkemesi’nin 29.09.2021 tarih ve 2021/6 Esas, 2021/64 Karar sayılı yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilerek, Çarşamba Kadastro Mahkemesi’nin 21.01.1988 tarih ve 1984/248 Esas, 1988/19 Karar sayılı dosyasının temyiz incelenmesine geçilmiştir.

2. İlk Derece (Çarşamba Kadastro) Mahkemesince esasa girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davalı …’nin yargılama sırasında öldüğü anlaşılmasına rağmen, adı geçenin davalının tüm mirasçılarının usulüne uygun şekilde davaya katılımları sağlanmadan, savunma ve delilleri sorulmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmedikçe davanın esasına girilerek hüküm kurulması hukuken mümkün bulunmamaktadır.

3. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, yargılama sırasında vefat eden davalı …’nin oğlu …’nin tüm mirasçılarına usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilerek davada taraf olmalarının sağlanması, savunmaları alınıp bildirmeleri halinde delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, yazılı şekilde esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple Çarşamba Kadastro Mahkemesi’nin 21.01.1988 tarih ve 1984/248 Esas, 1988/19 Karar sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece (Çarşamba Kadastro) Mahkemesinin 21.01.1988 tarih ve 1984/248 Esas, 1988/19 Karar sayılı kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.