YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6807
KARAR NO : 2023/7428
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/936 E., 2023/150 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, davalılara ait işyerinde 20.03.1995 – 01.02.2004 tarihleri arasında geçen ve eksik bildirilen çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının ödenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2009 tarihli ve 2004/747-2009/342 sayılı kararı ile “davanın kısmen kabulüne, davacı …’un 20.03.1999-01.02.2004 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde asgari ücret ile işçi olarak sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı SGK ve davalı … İnş. ve Mal. Müh. Ev Eşyaları San. Tic. Ltd. Şti. temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 11.10.2010 tarih ve 2009/12417 – 2010/9714
sayılı kararında;
“Yapılacak iş,öncelikle kollektif şirketin limitet şirkete dönüşüp dönüşmediği araştırıp taraf ehliyeti belirlendikten sonra, davacının tesbitini istediği eksik incelemeye konu olan 19.07.1993-1.2.2004 tarihleri arasındaki sürelerle ilgili olarak Çalışma Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan teftişlerde işyerinde çalıştığı belirlenen kişilerin isimleri ve teftiş tarihleri de gözetilerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.02.2003 ve 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi işe giriş bildirgelerindeki imzaların sigortalıya ait olduğu anlaşılan dönemlerin bitiminden itibaren davacının çıkış ve tekrar giriş tarihleri arasındaki her döneme ilişkin istemi ayrı ayrı 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden değerlendirip, hak düşürücü sürenin dolmuş olan dönemler için istemi ret etmek, hak düşürücü sürenin dolmadığı ve işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olmadığı dönemler ile işe giriş – çıkış arası kısmi bildirim yapılan dönemlerle ilgili olarak imzalı ücret bordrolarını istemek, imzalı ücret bordrosu olan dönemlerde imzalı ücret bordosundaki süreler kadar, imzalı ücret bordroları bulunmayan sürelerde işverenin kayıtlarına geçmiş bu dönemin tamamında çalışan bordro tanıkları, bulunamadığında bu dönemler için iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken, işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları veya işverenleri gibi kişilerin davacı çalışmasına ilişkin bilgilerine başvurmak, çalışma süreleri, hangi işveren yanında ne kadar süre ile çalıştığı şüpheye mahal bırakmayacak biçimde belirlendikten sonra belirlenen bu süreler ile dava konusu dönem içinde Kurum kayıtlarında çalışıldığı görülen süreler göz önüne alınarak işçilik alacaklarını belirlemek ve tüm deliller bir arada değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. ” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli ve 2010/1268-2017/605 sayılı kararı ile, “1-Davanın kısmen kabulüne, davacının Abdikler Kauçuk Sanayi Kollektif Şirketi iken nevi değişikliği ile 1037414 işyeri sicil nolu davalı … İnş. ve Malzemeleri Mühendislik Ev Eşyaları Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan işyerinde 18 yaşını tamamlamasından önceki dönemde; 20.03.1995- 03.05.1999 tarihleri arasında sürkeli ve kesintisiz olark çalıştığının ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin (18 yaşını ikmal ettiği tarih olan) 03.05.1999 olduğunun tespiti ile 18 yaşını ikmal ettiği bu tarihten önceki çalışma süresinin 506 sayılı Kanun’un 60/G hükmü gereğince sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine,
Davacının 18 yaşını tamamlamasından sonraki dönemde; 03.05.1999 – 01.02.2004 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak hizmet akdine tabi olarak ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının tespit edilen hizmetlerinin ihtilaf dışı diğer SGK lı hizmetleri ile birleştirilmesine” karar verilmiştir.
C. 2 inci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 08.11.2018 tarih ve 2017/6123 – 2018/8039 Karar sayılı kararında;
“Yapılacak iş, davacının dava konusu dönemde 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından, öncelikle bu dönemdeki eğitim durumu araştırılmalı, giderek bu dönemde çırak olarak çalışıp çalışmadığını ve çalışmasının niteliğini tespit etmek, işyerindeki faaliyetinin üretime yönelik olup olmadığını belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile;
“1-Davanın kısmen kabulüne, davacının Abdikler Kauçuk Sanayi Kollektif Şirketi iken nevi değişikliği ile 1037414 işyeri sicil nolu davalı … İnş. ve Malzemeleri Mühendislik Ev Eşyaları Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan işyerinde 18 yaşını tamamlamasından önceki dönem olan 20.03.1995 – 03.05.1999 tarihleri arasında sürkeli ve kesintisiz olark çalıştığının ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin (18 yaşını ikmal ettiği tarih olan) 03.05.1999 olduğunun tespiti ile 18 yaşını ikmal ettiği bu tarihten önceki çalışma süresinin 506 sayılı yasanın 60/G hükmü gereğince sadece prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine,
Davacının 18 yaşını tamamlamasından sonraki dönem olan 03.05.1999 – 01.02.2004 tarihleri arasında sürekli, kesintisiz olarak hizmet akdine tabi olarak ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Davacının tespit edilen hizmetlerinin ihtilaf dışı diğer SGK lı hizmetleri ile birleştirilmesine” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; sigorta başlangıcının 18 yaşını ikmal ettiği tarih olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, karardaki bu eksikliğin düzeltilerek onama kararı ile giderilebileceğini ileri sürmüştür.
2.Davalı Kurum vekili; yaşı itibariyle eğitim durumunun gereği gibi araştırılmadığını, tanık beyanlarının yetersiz, davayı ispata uygun olmadığını, Kurum aleyhinde hüküm kurulmaması ve aleyhe yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.