Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/995 E. 2023/995 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/995
KARAR NO : 2023/995
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/324 Esas, 2021/198 Karar
HÜKÜM : Asıl dava hakkında yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı müflis Doğa Organik Gıda ve Tar. Ürün. Ürt. İht. İhr. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl davaya ilişkin dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan Alyans Yağ San. Tic. Ltd. Şti.’nin aracılığı ile diğer davalı Doğa Gıda A.Ş.’den 250 ton ham ayçiçek yağı satın alması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin bedelini ödediği ilk 125 ton malın teslim edildiğini, ancak bu ilk parti malın 28.720 kg’lık kısmının ayıplı olduğunun anlaşıldığını ve durumun davalılara bildirilmesine rağmen malın değiştirilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ayıplı mal için davalıya ödenen 25.848,00 usd ile ayıplı malın müvekkiline ait depoda saklanmasından dolayı bu deponun kiraya verilememesi nedeniyle uğranılan zararın tespiti ile şimdilik 2.000,00 TL kira kaybının ve müvekkilinin 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi zararının davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dilekçesinde; müvekkilinin davalılar ile yaptığı anlaşmaya göre satın aldığı ayçiçek yağından kendisine ilk teslim edilen 125 ton malın 28.720 kg’nın ayıplı olmasına rağmen davalıların bu malı değiştirmediği gibi bakiye 125 ton malı da teslim etmediklerini, bu nedenle müvekkilinin ton başına 540 usd fazla para ödeyerek dava dışı firmadan ürün almak zorunda kaldığını belirterek müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere fazladan ödediği 24.274,34 TL’nin davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen davaya yönelik olarak 02.0.42.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde yazılı 24.274,34 TL’yi 164.724,53 TL artırmak suretiyle talebini 188.998,87 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; müvekkili Alyans Yağ San. Tic. Ltd. Şti.’nin dava konusu ticari ilişkinin tarafı olmaması nedeniyle bu müvekkili ile ilgili olarak husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkili Doğa Gıda A.Ş. yönünden ise davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 25 inci maddesi uyarınca süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalılar vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 04.02.2014 tarih, 2011/50 E. ve 2014/48 K. sayılı kararında, davacı tarafın satış konusu malı 31.05.2010 tarihinde teslim almasına rağmen 6102 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinde belirtilen sürede ayıp ihbarında bulunmaması nedeniyle ayıplı malı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen dava davacısı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 09.03.2015 tarih, 2014/14895 E. ve 2015/3260 K. sayılı kararıyla, birleşen davalar bağımsızlıklarını koruduklarından mahkemece asıl ve birleşen dava yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesi hükmüne uygun biçimde ayrı ayrı hüküm tesisi gerekirken, bu gözetilmeksizin karar verilmesinin doğru olmadığı ayrıca birleşen alacak davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.12.2015 tarih, 2015/626 E. ve 2015/929 K. sayılı kararı ile davacı tarafın satış konusu malı 31.05.2010 tarihinde teslim almasına rağmen 6102 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinde belirtilen sürede ayıp ihbarında bulunmaması nedeniyle ayıplı malı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, davacı birleşen davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 26.09.2017 tarih, 2016/11923 E. ve 2017/6312 K. sayılı kararıyla, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddine, birleşen dava açısından ise, dava ayıplı mal satışı iddiasına dayandığı halde birleşen davanın süresinde mal teslim edilmemesi nedeniyle başka yerden mal temin edilmek zorunda kalındığı ve bundan dolayı zarara uğranıldığı iddiasına dayalı olduğu, birleşen davanın ayıp iddiası ile ilgili olmadığı açık olduğu halde mahkemece birleşen davada da ayıp iddiası varmış gibi değerlendirme yapılıp süresinde ayıp ihbarı olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın da reddine karar vermesinin doğru olmadığı, birleşen dava açısından araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, 22.06.2021 tarih, 2020/324 E. ve 2021/198 K. sayılı kararı ile davacının birleşen dava açısından dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususları ispat ettiği, mal teslim edilmemesi nedeniyle başka yerden mal temin edilmek zorunda kalındığı miktarın dosya kapsamındaki delillere göre 188.998,87 TL olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile 188.998,87 TL’nin dava tarihi olan 04.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, asıl dava yönünden yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosya davalısı müflis Doğa Organik Gıda ve Tar. Ürün. Ürt. İht. İhr. A.Ş vekili tarafından isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içerisinde öngörülen yağ fiyatının belli olduğunu ancak yağ fiyatlarındaki değişiklik sebebi ile bu sürenin bitiminden sonra sözleşmenin bağlılığından söz edilemeyeceğini, sözleşmenin geçerli olduğu süre içerisinde davalının ısrarına rağmen bakiye malın davacı tarafça alınmadığını, davacının yağ fiyatlarını menfaati doğrultusunda kullanmak suretiyle hareket ettiği hususunun yerel mahkemece dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada ayıplı mal teslimi iddiasından kaynaklanan alacak istemine, birleşen davada ise bakiye malın teslim edilmemesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi.

2. 6100 sayılı Kanun’un 297 nci maddesi.

Değerlendirme
1.6100 sayılı Kanun’un “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsayacağı düzenlenmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak karar verilmişse de, kararda, davacının birleşen dava açısından dava dilekçesinde iddia ettiği hususları ispatladığı gerekçesine yer verilmiş ancak bu sonuca nasıl varıldığına dair bir değerlendirme, açıklama yapılmamıştır. Karar bu hali ile 6100 sayılı Kanun’un 297 nci maddesine aykırı olup bozulması gerekmiştir.

2. Ayrıca, 2004 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesi;
“Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz.

Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez.” düzenlemesini havidir. Davalılardan Doğa Organik Gıda ve Tar. Ürün. Ürt. ve Tic. İth. İhr. A.Ş.’nin iflasına karar verilmiş olup, dosyada mübrez evraka göre iflas idaresi 2 nci alacaklılar toplantısının yapılmadığını belirtmiş ve iflas idaresi vekili 07.04.2021 tarihli dilekçesi ile davanın 2 nci alacaklılar toplantısı sonuna kadar bekletilmesini talep etmişse de bu husus dikkate alınmamıştır. Mezkûr madde hükmüne göre yargılamanın ikinci alacaklılar toplantısı yapıldıktan on gün sonrasına kadar durması gerekir. Mahkemece, dava konusu alacağın ikinci alacaklılar toplantısında iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması ve eğer kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise konusu kalmayan işbu davada hüküm tesisine yer olmadığına kararı verilmesi; ancak masaya kayıt edilmek istenilip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve ayrıca kayıt kabul davası açılmamışsa işbu davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre temyiz eden davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.