YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/848
KARAR NO : 2023/1031
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2000 Esas, 2022/1342 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/309 E., 2021/535 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurum tarafından Şentürk İnşaat Toprak San. Taah. Ticaret Ltd. Şti. aleyhine Ankara 17. İş Mahkemesinde 2005/139 E. sayılı dava açıldığını, açılan davada Mahkemece Kurum lehine toplam 40.353,85 TL alacağa hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, karar gereğince Kurum alacağının tahsili için adı geçen şirket aleyhinde icra takibine girişilmiş ise de, takibin semeresiz kaldığını, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre re’sen ticaret sicilinden terkin edildiğinin tespit edildiğini, davacı Kurum alacağının şirketin münfesih sayıldığı 28.01.2014 tarihinden önce doğduğunu, davacı Kurumun davayı açmakta haklı nedenlere dayandığını ve hukuki yararı bulunduğunu ileri sürerek 28.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edilmiş olan Şentürk İnşaat Toprak San. Taah. Ticaret Ltd. Şti.’nin yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca münfesih olduğunun tespit edildiğini, ihtar ve 07.10.2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilâna rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunulmadığını, 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiğini ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 28.01.2014 tarihinde ilân edildiğini, terkin işleminin Müdürlükçe usulüne uygun yapıldığını, şirketin davalarının alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasında terkin sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun (5174 sayılı Kanun) 10 uncu ve 32 nci maddeleri kapsamında odaca kaydın silinmesinin bu madde kapsamında olmadığı, kaldı ki geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca şirket yetkilisine usulüne uygun ihtarat yapıldığının da ispatlanamadığı, bu hâliyle dava konusu şirket hakkında uygulanmaması gereken 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uygulanmış olması sebebiyle 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının süre sınırlamasının dikkate alınamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, Şentürk İnşaat Toprak Sanayi Taahhüt Ticaret Limited Şirketi’nin ihyasına, dava açılmasına yanlış işlem yaparak davalı sebebiyet verdiğinden davalının yargılama giderinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; yasada düzenlenen 5 yıllık sürenin geçtiğini, şirketin yetkili temsilcisine ihtar yapılmadığı bahsiyle yapılan terkinin usulsüz bulunmasının hatalı olduğunu, ihtarın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilân edildiğini, yasal hasım durumunda bulunduğunu, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, tasfiye memuru atanması gerektiğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
3.Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye işlemlerini yapması için tasfiye memuru atanmasına karar verilerek keyfiyetin tescil ve ilânına karar verilmesi zorunludur.
4.Ayrıca şirketin terkin tarihi itibariyle derdest davasının ve icra takibinin bulunması nedeniyle 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi gereğince şirketin terkini doğru olmadığı gibi davacının icra takip dosyası ile sınırlı olarak ihya istemesine rağmen şirketin tümden ihyasına karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalının bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.