YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2099
KARAR NO : 2022/12908
KARAR TARİHİ : 24.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar Star Medya Yayıncılık A.Ş. ve … aleyhine 18/02/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/05/2012 günlü kararın ve 08/12/2016 günlü direnme kararının Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kendisi hakkında başlatılan soruşturma sonrasında bir çok yayın kuruluşunda haberler yapıldığını, 19/12/2010 tarihinde davalı gazetenin 1. sayfasında “Başsavcıyla birlikte delil hazırladık itirafı” ve 14.sayfasında “Delil uydurma toplantısı başkanı” başlığı altında yapılan yayının aynı zamanda suç olduğunu, gerçek olmadığını, kesin bir dille suçlu olarak gösterildiğini, yayında şüpheli ifadeleri ve gizli tanık ifadelerinin yer aldığını, ancak şüpheli ifadelerinde itiraf sayılacak nitelikte beyan bulunmadığını, olayın açıklanış biçimi ile konu arasında düşünsel bağ bulunmadığını, bu haberden dolayı zarar gördüğünü ileri sürerek tazminat talep etmiştir.
Davalılar ise, haberin gerçek ve güncel olduğunu, haber yapılan konunun soruşturma konusu yapıldığını, birçok televizyonda ve gazetede yer aldığını, gerçeğe aykırı bir haber olmadığını, davaya konu haberdeki olaylarla ilgili Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı tarafından iddianame düzenlendiğini, bu iddianamede davacının da şüpheli olarak yer aldığını, ismi geçen üsteğmenin bu soruşturma kapsamında alınan ifadelerinden yola çıkarak haber yaptıklarını, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; haber verme hürriyetinin dışına çıkıldığı, davacının kamuoyunda küçük düşürüldüğü, sonuçlanmayan soruşturmalar ve iddialarla ilgili gerçekmiş gibi kanaat bildirildiği, davacının kişilik hakları ihlal edildiği gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı Dairemizin 09/05/2016 gün, 2015/7240 E. 2016/6367 K. sayılı ilamında; “…Somut olayda; davaya konu haber ve haberin içeriği ile ilgili adli soruşturmalar yapıldığı, davacı hakkında kamu davasının da açıldığı, haberde ismi geçen üsteğmenin soruşturma dosyasında vermiş olduğu ifadeden sonra haber yapıldığı, haberin bu hali ile görünür gerçekliğe uygun olduğu, kamuoyu ilgisinin de bulunduğu, öz ile biçim dengesinin de aşılmadığı, haberin bu hali ile hukuka uygunluk unsurlarını taşıdığı anlaşılmakla istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir…” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda direnilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.11.2021 gün, 2017/4-2609 E. 2021/1390 K. sayılı ilamında; “davalı şirkete ait Star Gazetesinin 19.02.2010 tarihli sayısının ilk sayfasındaki ‘Başsavcıyla birlikte delil hazırladık itirafı’ ve on dördüncü sayfasındaki ‘Delil uydurma toplantısı başkanı’ başlıkları ile, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı olan davacı hakkında haber yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu haber bir bütün olarak değerlendirildiğinde; isnat edilen ithamlarla davacının görevini kötüye kullandığı yönünde intiba uyandırılmak suretiyle hedef gösterildiği, öz ve biçim arasındaki dengenin bozulduğu, basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı ve bu şekilde hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiği açıktır. Hukuk genel kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; yayın tarihi itibariyle haberin görünür gerçekliğe uygun olduğu, bu nedenle haberde hukuka aykırılık unsuru oluşmadığından özel daire bozma kararının yerinde olduğu ileri sürülmüş ise de bu görüş kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Hâl böyle olunca; dava konusu haber nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu kabul eden direnme kararı yerindedir.” denilerek, davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiş olmakla;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 307,36 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 24.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.