Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/17491 E. 2013/23419 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17491
KARAR NO : 2013/23419
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, mahkmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan 11.12.2013 tarihli ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- 6352 sayılı yasanın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Dairemizin 23.07.2012 günlü iade kararının sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurularının geçerli olduğu, Dairemizin iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan 11.12.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hüküm ve bu hükmü inceleyip sanığın temyiz talebini itiraz olarak kabul edip, itirazın reddine karar veren Muş Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2013 tarih ve 2013/30 değişik iş sayılı hükmü hukuken geçersiz olup, sanık hakkında mühür bozma suçundan 20.02.2009 tarihinde verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine, vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücretinin sanığa yükletilmesi gerektiği gözetilmeyerek, dilekçe yazım ücretine hükmedilmiş olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;a) 5237 sayılı TCK.nun 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun “mührün koruduğu hukuki değere karşı ve mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesiyle” işlenen bir suç olduğu, tutanak düzenleyici tanıkların beyanlarında, tespit sırasında sayacın mühürlü olmadığını belirtmeleri, dosyada mevcut 01.12.2007 tarihli mühürleme tutanağında endeksin 10351507 olarak gösterilmesi, kaçak tespitinin yapıldığı 07.12.2007 tarihinde ise endeksin 10351807 olarak gösterilmesi karşısında, endeks rakamlarındaki küsuratın örtüşmesi ve tarihlerin yakın oluşu nedeniyle mühürleme ile kaçak tespitinin aynı tarihte mi yapıldığı kuşkusu uyandığından bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra, kaçak tespit tutanağına konu sayaca ait katılan kurumca suç tarihinden önce yapılmış mühürleme olup olmadığı araştırılıp varsa buna ilişkin tutanak getirtilip, katılan kurum tarafından mührün koyuluş amacına aykırı şekilde elektrik kullanılarak mührün bertaraf edilip edilmediği araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen mühür bozma suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 203 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
c) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen mühür bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı,daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün gerekçesinde “şartları oluşmadığından ve takdiren” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.