Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7385 E. 2023/1946 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7385
KARAR NO : 2023/1946
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/839 Esas, 2021/1198 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/420 E., 2020/79 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ve davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu senette yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalı ile aralarında bono verilmesini gerektiren bir ilişki bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
1.Davalı cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.

2.Davalı vekili 10.10.2018 havale tarihli dilekçesinde; ceza davasında müvekkilinin beraatine karar verildiğini, İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen davanın da reddedildiğini, imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek ceza yargılamasında gerekse icra mahkemesinde ve bu dosyada Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından düzenlenen raporlarda bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın sahtecilik iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine, icra takibinde vezneye girecek paranın ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği için alacağın %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının bonoya ilişkin iddialarının hayal ürünü olduğunu, taraflar arasında herhangi bir alışveriş olmasının mümkün olmadığını, bazı bilirkişi raporlarında bonodaki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının belirlendiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olduğu, davalının ceza davasından beraat ettiği ve kararın kesinleştiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, yeterli teknik inceleme ve bilgiyi içerdiği, kambiyo senedinin illetten mücerret olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Uyuşmazlık bonoda keşideciye atfen atılan imzanın davacıya ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 72 nci madde.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Dava, keşidecisi davacı, lehdarı davalı, tanzim tarihi 12.08.2014, vade tarihi 28.08.2014, bedeli 650.000,00 TL olan bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Dava konusu bono, İcra Hukuk Mahkemesi, Ağır Ceza Mahkemesi ve eldeki dosyada açılan davalara konu edilmiş olup, bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda düzenlenen ve dosyaya ibraz edilen muhtelif raporlar arasında çelişki bulunmaktadır.

15.07.2018 tarih ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 16/2 maddesinde, Fizik İhtisas Dairesi ve Trafik İhtisas Dairesinin raporlarının Adli Tıp Üst Kurullarında incelemeye alınamayacağı, bu Dairelerden birinin verdiği raporlar ile diğer bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması halinde mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle talep edilmesi üzerine raporların ilgili ihtisas Dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince inceleneceği ve kesin olarak karara bağlanacağı düzenlenmiştir.

Bu durumda dosyadaki Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas dairesi ile diğer kurum, kuruluş ve kişilerden alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, uyuşmazlığın kesin bir sonuca bağlanması için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş uzmanlar kurulundan rapor alınmak üzere kararın bozulması gerekirken yazılı gerekçe ile sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda onanmasına karar verilmesi isabetli olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.