Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7282 E. 2023/1958 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7282
KARAR NO : 2023/1958
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/375 Esas, 2021/788 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/913 E., 2019/523 K.

Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Mahkemece hüküm altına alınan ve davalı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 20.000,00 TL olup Mahkemenin verdiği karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. … ve Av. … ile davalı vekili … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin mülkiyeti müvekkiline ait Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş. ve …. den finansal kiralama sözleşmesi ile temin edilmiş çeşitli makine ve ekipmanları herhangi bir kira sözleşmesi bulunmaksızın işyerinde kullandığını, kullandığı süre boyunca ve sonrasında herhangi bir ödeme yapmadığını, 24.06.2013 tarihli ihtarname ile ecrimisil bedelinin müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olduğunu, taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının bir finansal kiralama şirketi aracılığıyla satın aldığı dava konusu makineleri belli bir süre kullandıktan sonra yine bir finansal kiralama şirketi aracılığıyla müvekkili şirkete sattığını, sattığı makinelerin belirlenmiş toplam bedelinin kendisine defaten ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile düzenlenen bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun olduğu, mahallinde yapılan inceleme ile dava konusu makinelerin davalı iş yerinde bulunup bulunmadıklarının ayrı ayrı yerinde tespit edildiği, davalı iş yerinde bulunduğu tespit edilen makine ekipman ve tesislerden davalı şirketin halen devam eden …. ile imzalamış olduğu R9016 nolu sözleşme kapsamında kalmadığı anlaşılan makine ve ekipmanlar yönünden ecrimisil şartlarının oluştuğu, bilirkişi tarafından yapılan ecrimisil hesabının uygun ve yerinde görüldüğü, davacının en azından bu makine tesis ve ekipmanlar yönünden ecrimisil talebinde bulunabileceği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 20.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirket tarafından haksız olarak ve herhangi bir bedel ödenmeksizin kullanılan makinelerin hepsi için ecrimisil hesaplanmadığını, dava dilekçesinde zikredilen makinelerin tamamının müvekkiline ait olduğunu, tamamının ecrimisil hesabına konu edilmesi gerektiğini, bilirkişinin ve yerel mahkemenin kabulünün aksine dava konusu edilen taşınırların davalının …. ile akdetmiş olduğu 11.01.2011 tarihli R9016 sayılı sözleşme çerçevesinde kiraladığı taşınırlar arasında olmadığını, mezkur makine ve ekipmanın bir kısmının mülkiyeti davalının savunmasında geçen R9016 sayılı leasing sözleşmesinin 11.01.2011 akdedilme tarihinden yaklaşık bir buçuk sene sonra, diğerlerinin mülkiyeti ise bu tarihten yaklaşık 2,5 yıl sonra leasing şirketi tarafından davacıya devredildiğini, müvekkilinin henüz kendisine ait olmayan leasing konusu makineleri satmasının söz konusu olamayacağını, leasing şirketinin de müvekkiline kiraladığı emtiayı aynı anda başka bir şirkete kiralamasının mümkün olmadığını, emtia bedelleri ile davalı şirketin dayandığı R9016 numaralı leasing sözleşmesi içeriğinde yer alan emtia bedelleri arasındaki büyük farklar olduğunu, bu nedenlerle dava dilekçesinde belirtilen tüm makinelerin müvekkili şirkete ait olmasına rağmen mahkemece çoğunun davacıya ait olduğunun kabulüyle ecrimisil hesabı dışında tutulmasını istinaf ettiklerini, diğer istinaf sebebinin ecrimisil hesaplama yöntemine ilişkin olduğunu, hukuki ve bilimsel hiç bir dayanağı olmayan bir yöntemle ecrimisil bedelinin olması gerekenden çok daha düşük belirlendiğini, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ilgili meslek komitesinden gelen yazının bilirkişi tarafından hiç nazara alınmadığını, hesap tarihindeki kurun esas alınması gerektiğini, makinelerin kullanma ömrüne dair sırasıyla belirlemeler yapıldığını, bu ömre göre ecrimisil tazminatı hesabı yaparken makinenin kalan ömrünü edinme bedeline orantılayarak makinelerin değerini düşürdüğünü, sonuçta ecrimisil tutarının eksik hesaplandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın kendisine ait olduğunu iddia ettiği bir kısım ekipmanın davalı şirketin taraf olduğu R 9016 sayılı finansal kiralama sözleşmesinde “komple krom kaplama tesisi” veya “Isıtma&Soğutma&Havalandırma Tesisi” şeklinde genel bir ifadeyle tanımlanan komplike sistemlerin bileşenleri olup olmadığına ilişkin temel ihtilafın giderilmediğini, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, bahse konu sistemleri imal ederek devreye alan dava dışı firmalara yazılan yazıların ikisine henüz cevap verilmediğini, gelen bir cevabın ise kendi savunmalarını doğruladığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile düzenlenen bilirkişi raporlarının somut olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu, yeteri derecede ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporu ile belirlenen mallar haricinde davalının haksız olarak yedinde menkul mal bulundurduğunun ispatlanamadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerinin itirazlarının kabule şayan bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının finansal kiralama şirketleri vasıtası ile mülkiyetini iktisap ettiği taşınır malların davalının tarafı olduğu R9016 sayılı sözleşme çerçevesinde kiralanan mallar olup olmadığı ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’nun 5 ve 6 ncı maddeleri, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’nun 18 ve 19 uncu maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

2. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.