Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/788 E. 2023/1443 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/788
KARAR NO : 2023/1443
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1959 E., 2022/2837 K.


HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/295 E., 2022/102 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer-i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.10.2018 ile 01.02.2019 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde aralıksız geçen hizmetinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, şirketin açılışından bir hafta önce 01.02.2019 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığını, bu tarihten önce seyahat acentesi mahiyetinde olan davalı şirketin gezi düzenleyemediği gibi hiçbir ticari faaliyette de bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan 19.11.2019 tarihli facebook paylaşımında davacının masada oturuyor olmasının çalışmasına delil olarak değerlendirilemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.
Feri Müdahil SGK vekili davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının, uyuşmazlık konusu dönemde 01.02.2019- 10.12.2019 tarihleri arasında davalı adına tescilli işyerinden tam süreli olarak sigortalı hizmet bildirimlerinin yapıldığı, davalı işyerinin 25.06.2018 tarihinde Kanun kapsamına alınmış olup uyuşmazlık konusu 01.10.2018- 01.02.2019 tarihleri arasını da kapsayan tarihlerde Kuruma tescilli olduğu, davacının sosyal medya hesabından, 19.11.2018 tarihinde paylaşılan fotoğrafın çekildiği yerin davalı işyeri olduğunu, tanık olarak dinlenen davalı şirket yetkilisi …’nın doğruladığı, yine davacının sosyal medya hesabından ve “whatsapp” isimli akıllı telefon uygulaması üzerinden yazışmaların çıktısı sunulduğu, davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışmadığı yönünde beyanda bulunan davalı tanıklarına kıyasla, davacının bu dönemde işyerinde geçen çalışmasını doğrulayan davacı tanıklarının ve komşu işyeri tanıklarının sayıca fazla olduğu gözetilerek davacı tanıklarının ve bunları destekleyen komşu işyeri tanıklarının beyanlarına üstünlük tanınarak davacının sigortalılık hizmetlerinin tespiti talep edilen tarihlerde davalı işyerinde çalıştığının kabul edildiği gerekçesi ile, davanın kabulüne, davacının, davalı şirketin Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün … sıra numaralı dosyasında işlem gören işyerinde 01.10.2018-01.02.2019 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi gereğince zorunlu sigortalılık kapsamında aralıksız olarak çalıştığının tespitine, tespit edilen hizmet sürelerine ait sigorta primlerinin davalı tarafından ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer-i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; faaliyete geçmemiş bir şirketin çeşitli tur ve gezilerin organizasyonunundan sorumlu bir çalışan çalıştırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kendi içinde çelişkili tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmasının yerinde olmadığını belirtmiştir.

Fer-i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kamu düzenini ilgilendirdiğini ve ancak kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, mahkemece hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde tanık dinlenmediğini, davacı tanıklarının beyanlarının dahi kendi içinde çelişkili olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında toplanan delillere, davacının SGK hizmet cetveline, yargılama sırasında dinlenen bordro tanıkları ve davacı tanıklarının beyanlarına, davacı ile davalı şirket yetkilisi arasındaki 19.10.2018 tarihi ve sonrası uyuşmazlık konusu dönemi kapsayan whatsapp görüşme kayıtları ve içeriklerine, 19.11.2018 ve 23.01.2019 tarihli sosyal medya paylaşımları, 06.11.2018 tarihli whatsapp grup oluşturulmasına ilişkin kayıtlarına ve tüm dosya kapsamına göre uyuşmazlık konusu dönemde davacının davalı işyerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının kanıtlandığı gerekçesi ile davalı ve feri müdahil kurumun istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı temyizi; işyerinin çalışma iznine dair belgelerin gönderilmesi için TÜRSAB’a müzekkere yazılması gerektiğini, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, şirketin faaliyete geçmesinin bu belgelerin verilmesine bağlı olduğunun değerlendirilmediğini belirterek temyiz etmiştir.

2.Feri Müdahil SGK vekili temyizi, tanık beyanlarının kendi içinde çelişkili olduğunu, hüküm kurmaya yeter derecede tanık dinlenmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile fer-i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.