YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2084
KARAR NO : 2023/3168
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Doğanşehir Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki haciz şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 225 parseldeki …. adına kayıtlı olan 22750/168750 hissenin …’in davacı şirkete olan borcundan dolayı 12.09.2008 tarihinde davacıya satıldığını ancak, şirketten kaynaklı sebeplerle tescil işleminin geciktiğini, 2012 yılında tescil için başvurulduğunda taşınmaz üzerinde 13.01.2011 tarihli kamu haczinin bulunduğunu öğrendiklerini, kaldırılması için açtıkları dava sonucunda haczin kaldırılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşen bu dava süresince söz konusu hisse üzerine davalı Malatya Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü tarafından 11.11.2013 tarihinde 4.161.449 sayılı yazı ile tekrar haciz konulduğunu ve haczin kaldırılamayacağını öğrendiklerini, İİK’nun 134/1 inci maddesi gereğince konulan şerhin kaldırılması gerektiğini belirterek şerhin terkinini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dışı …’in borçları nedeniyle dava konusu taşınmaza haciz konulduğunu, borçların ödenmesi ya da teminat yatırılması hâlinde haczin kaldırılabileceğini, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “İcra ve İflas Kanunu’nun 131 ve 134. maddeleri uyarınca taşınmazın mülkiyetinin davacı tarafından kazanılmasından sonra tapuda adına tescil yapılmamış olsa da eski malik … Baktemur hissesine Malatya Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü tarafından konulan 11/11/2013 tarihli haciz şerhinin terkinine” karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, tapu kayıtlarının eski malik üzerine olması nedeniyle tesis edilen haciz şerhinde davalının kusuru olmadığını, 19.000,00 TL nisbi vekâlet ücretinin davalı kurumdan tahsilinin de doğru olmadığını dile getirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacı vekilinin tescil işlemlerinin gecikmesinde davalı kurumun sorumluluğu olmadığından haczin kaldırılmasının yasaya aykırılık oluşturacağını, davacı lehine hükmedilen 19.000,00 TL vekâlet ücretinin neye göre hesaplandığının belirtilmediğini, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haciz şerhinin terkini istemine ilişkin olup uyuşmazlık, verilen kararın ve davalı aleyhine hükmedilen nisbi vekâlet ücretinin hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 323/1-ğ, ve 326 ıncı maddeleri, 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesi.
2. Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemidir.
3. Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1010 uncu maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde de taşınmaz kaydının terkini mümkündür.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden kurum harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.