Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12248 E. 2023/4116 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12248
KARAR NO : 2023/4116
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/ipotek borçlusu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinde, örnek (6) numaralı icra emrinin tebliği üzerine, ipotek borçlusunun icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurarak, sair şikayet nedenlerinin yanı sıra, noter aracılığı ile tebliğ edilen ihtarnamede, borcun neden kaynaklandığı ile asıl alacak ve faiz tutarının yazılmaması nedeniyle, ihtarnamenin gereken özellikleri taşımadığını, bu suretle usulünce düzenlenmiş bir ihtarname bulunmadığından şikayetçiye icra emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek, takibin, aksi halde ise icra emrinin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, takip tarihinden önce şikayetçi ipotek borçlusuna gönderilen hesap kat ihtarnamesinin, ihtarnamede 200.000,00 TL’den sorumlu bulunduğunun yazılı olması nedeniyle, usulüne uygun olduğu belirtilerek şikayetin reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeleri tekrar edilmek suretiyle ve kamu düzeni yönünden de bir hukuka aykırılık bulunmadığından bahisle, şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi ipotek borçlusu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İİK’nın 150/ı maddesi, “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeni ile tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla, krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar.” düzenlemesini içermekte olup, asıl borçlunun borcu nedeniyle taşınmazını ipotek veren şikayetçi yönünden ise, TMK’nın 887. maddesi hükmünün takip koşulu olarak göz önünde bulundurulması gerekir. Buna göre, ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK’nın 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için TMK’nın 887. maddesi uyarınca,
alacağın kendisinden istenilmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz.
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi ipotek borçlusuna, 13.10.2021 tarihli ihtarnamenin 19.10.2021’de tebliğ edildiği, söz konusu ihtarnamede; borçlu Bekir Koçoğlu ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle ipotek veren sıfatıyla ve tapunun 6 parselinde kayıtlı taşınmaz üzerinde kurulan 200.000,00 TL bedelli ipotek nedeniyle sorumlu olunduğunun bildirildiği, ancak ödenmesi gereken borç tutarı açıkça yazılmadığı gibi sadece ipotek limitinden bahsedilmiş olmakla, limit ipoteğinin özelliği gereğince, ihtarname ile limit tutarının bildirilmiş olmasının, borcun limit kadar olacağı anlamına gelmeyeceği tabi olup, bu durumda muacceliyet ihtarnamesinin, İİK’nın 149. maddesine uygun olmadığının kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; Yasanın aradığı ihbar koşulu gerçekleşmemiş olup, ipotekli taşınmaz maliki olan şikayetçinin, bu yöne ilişkin isteminin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ve Bölge Adliye Mahkemesince de şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçi ipotek borçlusunun temyiz isteminin kısmen kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 15.9.2022 tarih ve 2022/1452 E.-2022/1423 K. sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 05.7.2022 tarih ve 2022/110 E.-2022/427 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.