YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8665
KARAR NO : 2012/45907
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B.maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde tutuklu bulunan ve duruşmadan bağışık tutulması konusunda bir talebi olmayan sanığın yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulmak suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 193/1. ve 196/1.maddelerine aykırı davranılması,
2-Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğini savunması, dosya içerisinde bulunan iletişim tespit tutanaklarında katılan …’nin olay gecesi eşi Ayşen’i telefonla arayarak “vücudunda morluklar oluşturmasını, jandarmayı arayıp köpeğinin sanık tarafından zorla gasp edildiğini, sanığın kendisine vurduğunu, kırdığını, tehdit ettiğini ve hakarete uğradığını anlatmasını” istediğinin anlaşılması karşısında; kararın gerekçesinde sanığın katılanlara ait evin bahçesine onların rızasına aykırı bir şekilde girdiğine dair mahkemede kanaat oluşmasına dayanak teşkil eden delillerin nelerden ibaret olduğu belirtilip, sanığın lehine ve aleyhine olan deliller gösterilerek, hangi delile neden üstünlük verildiği denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi
3-Kabule göre de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre katılanların konut dokunulmazlığının ihlali suçundan doğan maddi bir zararlarının belirlenemediği, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, “katılanların suç dolayısıyla zararlarının bulunduğu ve bu zararların sanık tarafından karşılanmadığı” biçimindeki yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.