Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11301 E. 2023/3500 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11301
KARAR NO : 2023/3500
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3289 E., 2022/2000 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/76 E., 2021/468 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği iddiasına dayalı şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı borçlu yönünden örnek 6 icra emrinin iptaline karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; alacaklı banka tarafından müvekkili şirket ve ipotek veren… aleyhine … 6. İcra Müdürlüğünün 2021/787 sayılı takip dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesine dair takipte örnek 6 icra emri düzenlendiğini, icra emrine 29.01.2021 tarihinde muttali olunduğunu, genel kredi sözleşmesine kredi hesabının katı ihtarına, hesap özeti ve ipotek resmi senetleri ve ipotek belgelerine dayandırıldığını, kredi hesabının kesilmesine ve muaccel kılınmasına dair ihtarnamenin aynı takipte ipotek borçlusu olan…imzasına tebliğ edildiğini, aynı takipte kredi sözleşmesi borçlusuna yapılan ihtarnamenin takibin diğer borçlusu…’e yapılmasının 7201 sayılı TK 39. maddesine aykırı olduğundan icra emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; tebligatın usulüne uygun tebliğ edildiğini, davacı şirket yetkilisi ile aralarında hasımlık bulunmadığını bu nedenle davanın reddini, takip konusu alacağın %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Takip dayanağı ipotek resmi senette davacının adresinin “….., Mahallesi, 1814/1 Sokak No:9 ….., Kapı 13 … …” adresi olduğu, bu adrese hesap kat ihtarnamesinin tebliğe çıkartıldığı ve 25.01.2021 tarihinde şirket yetkilisi…’e tebliğ edildiği Davacıya gönderilen ihtarın aynı takipte ipotekli taşınmaz maliki sıfatını taşıyan…’e tebliğ edilmesi, takipteki sıfatları gözönüne alındığında Tebligat Kanunu’nun 39. maddesine (hasma tebligat) aykırı olduğundan, ipotek borçlusu davacıya hesap kat ihtarı usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeksizin, İİK’nın 150/ı maddesindeki şartlar yerine getirilmeden takibe başlandığı gerekçesi ile davacı borçlu yönünden örnek 6 icra emrinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf başvuru dilekçesinde; davacı borçlunun müvekkili banka kayıtlarında sözleşmesel olarak bildirmiş olduğu ve ticaret sicil kayıtlarında şirket adresi olan adrese usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan… tarafından tebliğlerinin alınmasının Tebligat Kanununun 39. maddesine göre hasma tebliğ niteliğinde olmadığını, davacı şirketin başka yetkilisinin bulunmadığını, davacı şirket ile…’in müvekkili bankaya karşı ortak vekaletname ile yetki itirazı davası açtıklarını, bu durumun hasım olmadıklarını gösterdiğini, ayrıca tebliğ usulüne aykırı olarak yapılmış olsa bile Tebligat Kanununun 32. maddesine göre tebliğden haberdar olan davacı şirket yönünden de borcun muaccel olduğunu, diğer borçlu tarafından hesap kat ihtarına itiraz edilmediğini, yasal süresi geçtikten sonra işbu evrakın tebliğ hususuna itiraz edilmesinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
İİK’nın 150/ı maddesi gereğince yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmemesi halinde borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emri göndermek suretiyle takip yapılması mümkün olmadığı, bu husus kamu düzeninden ve takip şartı olup, İİK’nın 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbi olduğu ve mahkemece re’sen nazara alınması gerektiği, davacı borçlu şirketin adresine gönderilen hesap kat ihtarı borçlu şirket yetkilisi…’e tebliğ edildiği, Raif Mencik’in aynı zamanda icra dosyasının ipotek veren diğer borçlusu olduğu, İcra dosyası borçluları hasım olarak takipte taraf olduklarından tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 39. maddesine aykırı ve usulsüz olduğunu kabulü gerektiği, bu durumda İİK’nın 150/ı maddesindeki şartlar yerine getirilmeden takip başlatılamayacağından mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği iddiasına dayalı şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16, 68/b, 150/ı maddesi. Tebligat Kanunu’nun 39. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.