YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6422
KARAR NO : 2023/6699
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2610 E., 2023/346 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/68 E., 2021/386 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti
davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye
Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 15.08.1991-14.11.1991 tarihleri ve 15.05.1992-14.06.1992 tarihleri arasında davalı kurum nezdinde çalıştığını, davalı tarafın, müvekkilinin işe giriş bildirgelerini SGK’ya verdiğini, müvekkilinin davalı nezdindeki ilk çalışmasının Dokuz Eylül Üniversitesi’nin Mühendislik – Mimarlık Fakültesi Dekanlığın’da 15.08.1991 tarihinde başlayıp 3 ay sürdüğünü, bu çalışmaya ilişkin işe giriş bildirgesini dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkiline ait SSK Kimlik Belgesinde de ilk işe giriş tarihinin 15.08.1991 olarak gösterildiğini, aynı şekilde müvekkilinin 15.05.1992-14.06.1992 tarihleri arası çalışmasına ilişkin belgelerin de mevcut olduğunu, müvekkilinin 15.05.1992 tarihinde tekrardan işe başladığını gösteren işe giriş bildirgesi ve bu işe giriş bildirgesinin SGK’ya(SSK) verilmesine ilişkin ön yazıyı dilekçe ekinde sunduklarını, ek olarak davalının müvekkili hakkında düzenlediği Aylık Sigorta Primleri Bildirgesini ve bu bildirgeyi SGK’ya(SSK) sunmasına ilişkin önyazıyı da dilekçe ekinde sunduklarını, her ne kadar Aylık Sigorta Primleri Bildirgesinde müvekkilinin ismi yazmasa da önyazının sol üst kısmında “Fatma Ünveren” notunun olduğunu, müvekkilinin davalı nezdindeki 15.08.1991-14.11.1991 ve 15.05.1992-14.06.1992 tarihleri arası çalışmasının tespitini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun’un 79/10/5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi ereğince sigortalıların çalıştıkları yılın sonundan itibaren 5 yıl geçmiş ise bildirimsiz geçen çalışmalarının tespiti yönünde dava açamayacağını, Mühendislik Fakültesi Dekanlığı’nın 01.04.2019 tarih ve 1431 sayılı yazısı ve eklerinde Mühendislik Fakültesi Döner Sermaye Saymanlığında 15.05.1992-14.06.1992 tarihleri arasında sigortalı olarak çalışan Fatma Ünveren Türker’e ait sigortalı işe giriş bildirgesi ve aylık sigorta primleri bildirgesi ile bu belgelerin Sosyal Sigortalar Kurumu … Bölge Müdürlüğü’ne gönderildiğine dair üst yazıların yer aldığını, davanın hukuki yarar yokluğundan da reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ilk işe girişinin 15.08.1991 tarihinde olduğunu ancak davalı işyerinden kuruma bordro ile bildirilmiş çalışmasının olmadığını, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin verilmesi yeterli olmayıp, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 ve 6 ncı maddelerinde belirlendiği üzere çalışma olgusunun varlığının da zorunlu olduğunu, bu tür hizmet tespitine yönelik davalarının kamu düzenini ilgilendirdiği bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2021 tarih ve 2019/68-2021/386 sayılı ilamı ile “davanın kısmen kabulüne, davacının … sicil sayılı işyerinde 15.05.1992-14.06.1992 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 31 gün çalıştığının, bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işe giriş bildirgesi bulunduğundan 15.08.1991 – 14.11.1991 tarihleri arasındaki dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın bu dönem yönünden de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
3. Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2022 tarih ve 2022/170-2022/555 sayılı kararı ile;
” Fer’i müdahil Kurum ve davalı Üniversite vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine,
davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; … 14. İş Mahkemesi’nin 2019/68 E, 2021/386 K sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
davanın kabulü ile; davacının … sicil sayılı işyerinde 15.08.1991 – 14.11.1991 ve 15.05.1992 – 14.06.1992 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında;
“Mahkemece, öncelikle davacının üniversite hangi tarihler arasında eğitim gördüğü, ne zaman mezun olduğu belirlenmeli, tanık beyanlarında bahsi geçen projelerin yapımının ne kadar sürdüğü, yöneticisi ve diğer sorumluları tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, yapılan işin kapsam ve niteliği, davacının öğrenci veya yeni mezun olduğu da nazara alınarak günde kaç saat çalışma yapıldığı, çalışmanın tam zamanlı mı kısmi zamanlı mı olduğu üzerinde durularak, deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak sonucuna göre bir karar verilmelidir.” hususlarına işaret edilerek bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“Davanın kabulü ile, davacının … sicil sayılı işyerinde 15.08.1991 – 14.11.1991 ve 15.05.1992 – 14.06.1992 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, tanık beyanlarının süreler bakımından uyumlu olmayıp, çelişkili ifadeler içerdiğini, davanın reddi gerekmekte iken kabulüne karar verilmesinin somut olaya ve hukuka aykırı olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğundan da reddi gerektiğini belirterek, hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
2.Fer’i müdahil SGK vekili; davacının davalı işyerine gidip gelmesi ve davalı işyerinin bir yüksek öğrenim kurumu olması nedeniyle eğitim gördüğü okuldaki hocalarının bilgi birikiminden faydalanmasının 506 sayılı Kanunun aradığı anlamda hizmet akdi niteliğinde olup olmadığının yerel mahkeme tarafından yeterince araştırılmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.