Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2023/1795 E. 2023/3308 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1795
KARAR NO : 2023/3308
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2002/24 E., 2007/13 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ek kararıyla, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Müdahil davacı Hazine vekili tavzih talepli dilekçesinde özetle; … Kadastro Müdürlüğünün 16.10.2014 tarih 548 sayılı yazısında belirtildiği üzere taşınmazlarla ilgili olarak verilen … Kadastro Mahkemesinin 2002/24 Esas, 2007/13 Karar sayılı kesinleşmiş kararına esas 14.05.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunun krokisi ve koordinatları bulunmadığından ve eski parsel sınır ve yüzölçümleri ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 22/a maddesine göre yapılan çalışma sonucu oluşan yeni sınırlar ve yüzölçümünde uyumsuzluk bulunduğundan kararın yerine getirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, hükmün belirtilen şekilde tavzihini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tavzih talebinin reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2016 tarihli önceki ek kararı ile, tavzih talebinin kabulüne, … Kadastro Mahkemesinin 14.09.2007 tarih ve 2002/24 Esas, 2007/13 Karar sayılı ilamının hüküm kısmında yer alan 1, 2, 3, 7, 8 , 9 ve 10 numaraları bentleri aynen korunarak 4, 5 ve 6 numaralı bentlerin düzeltilmesine, dava konusu … köyü 79 ve 81 parsellerin tespit ve krokisinin iptali ile 81 nolu parsele ilişkin “Fen Bilirkişileri … … ve … ile Orman Bilirkişileri …, … ve … ’nın 14.05.2007 tarihli rapor ve krokilerinde yer alan 81 no’lu parselde (B2) harfi ile gösterilen 17.677,00 m2, (D) harfi ile gösterilen 39.718,31 m2 bölümlerin orman kadastrosunun iptaline ve ayrı parsel numaraları verilmek kaydıyla” cümlesinin kaldırılarak yerine, dosyada mevcut Harita Mühendisi …’in 06.11.2015 tarihli krokili raporunda (81/E) ile işaretli 57.331,71 m2’lik kısmının orman kadastrosunun iptali ile cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine,
Taşınmazın tamamı 126 pay kabul edilerek 21 pay … kızı 1940 doğumlu, …’ya, 21 pay … oğlu 1945 doğumlu, …’e, 21 pay Hasan oğlu 1949 doğumlu, …’e, 3 pay … oğlu, 1953 doğumlu, …’a, 3 pay Mehmet oğlu, 1955 doğumlu, …’a, 3 pay Mehmet kızı, 1957 doğumlu, Şerife Şahin’e, 3 pay … kızı, 1960 doğumlu, …’e, 3 pay … kızı, 1961 doğumlu, …’a, 3 pay … kızı 1963 doğumlu …’e, 3 pay 1969 doğumlu, …’ya, 7 pay … oğlu 1960 doğumlu …’e, 7 pay … kızı 1963 doğumlu, …’e, 7 pay … oğlu, 1964 doğumlu, …’e, 7 pay … oğlu, 1972 doğumlu, …’e 7 pay … oğlu, 1973 doğumlu, …’e, 7 pay … kızı, 1974 doğumlu, … adlarına müşterek mülkiyet hükümlerine göre tarla vasfı ile tapuya tespit ve tescillerine,
“79 no’lu parselin krokide (A) harfi ile gösterilen 46.287,00 m2 bölümüne ilişkin orman kadastrosunun iptali ile … mirasçıları adına tespit gibi tesciline,” cümlesinin kaldırılarak yerine, 79 nolu parsele ilişkin dosyada mevcut Harita Mühendisi …’in 06.11.2015 tarihli krokili raporunda (79/A) harfi işaretli 46.287,00 m2’lik bölümüne ilişkin orman kadastrosunun iptali ile … mirasçıları adına tespit gibi tesciline, cümlesinin yazılmak suretiyle düzeltilmesine, 79 no’lu parselde (B) harfi ile gösterilen 6.563 m2, 81 parselde (A) harfi ile gösterilen 5.848 m2, (B1) harfi ile gösterilen 10.832 m2, (C) harfi ile gösterilen 4.341,62 m2 kısımlı yerlerin ayrı ayrı, ayrı parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tescillerine, cümlesinin kaldırılarak yerine: 79 no’lu parsele ilişkin dosyada mevcut Harita Mühendisi …’in 06.11.2015 tarihli krokili raporunda (B) harfi ile gösterilen 6.584,98 m2, 81 parselde (81/A) harfi ile gösterilen 6.556,18, (81/B) ile gösterilen 10.906,70 m2 ve (81/C) ile 6.835,33 m2’lik kısımların ayrı ayrı, ayrı parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tescillerine cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin tavzih talebinin kabulüne ilişkin 09.05.2016 tarihli önceki ek kararı, davacı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (20). Hukuk Dairesinin 27.06.2019 tarih ve 2016/13489 Esas, 2019/4581 Karar sayılı ilamıyla; “Tavzihin hangi koşullarda yapılacağının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)
305 inci madde ve devamında açıklandığı, buna göre, davanın taraflarınca, hükmün icrası tamamlanıncaya kadar tavzih talebinde bulunulabileceği, ancak, tavzih nedenleri sınırlı olarak belirtilmiş olup; bu nedenlerin, hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halleri olduğu, yine, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de, tavzih sonucu hükümde taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, bu düzenlemeye göre, miktar ve çapa bağlı kalınmak suretiyle harita ve plan yapım yönetmeliğine uygun olarak sayısal metodla, parselin çap krokisi ve bölümlerin şekli değiştirilmeden çekişmeli parselin infaza olanak veren, rapor ve krokisinin düzenlenmesi ile hüküm fıkrasının düzeltilmesi şeklinde tavzihin mümkün olduğu, ancak dosya kapsamından mahkemenin 2002/24-2007/13E.-K.sayılı ilamının kesinleşmesinden sonra yapılan 22/a çalışmaları sonucu çekişmeli taşınmazların yeni sınırları ve yüzölçümünde uyumsuzluklar olduğunun anlaşılmasına göre, hüküm fıkrasının bu şekilde düzeltilmesi, hükümde taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların değiştirilmesi anlamına geleceğinden, hükmün tavzihine imkan bulunmadığı açıklanarak, tavzih isteminin reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek ek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ek kararıyla, hükmün tavzih yoluyla istenilen şekilde değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ek kararı, tavzih talep eden müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Tavzih talep eden müdahil davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen tavzih talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hükmün tavzihen düzeltilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, tavzih isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen 01.07.2021 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup müdahil davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ek kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.