YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23562
KARAR NO : 2012/46433
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
Elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından sanık … hakkında açılan kamu davalarının, aynı suçlardan dolayı açılmış dava bulunması nedeniyle CMK.’nun 223/7.maddesi uyarınca reddine ilişkin Antalya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2009 tarih 2008/203, 2009/1505 sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 02.02.2012 gün, 2012/381, 2012/1934 sayılı ilamımız ile onanmasına karar verilip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2012 gün, 2010/113159 sayılı itirazı üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.07.2012 gün, 2012/0642, 2012/1245 sayılı kararı ile 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında” Yasanın 99.maddesiyle, 5271 Sayılı Yasanın 308.maddesinde yapılan değişiklik ve 101. maddesiyle, 5320 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 5.madde uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya dairemize gönderilmekle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308.maddesinin, 6352 Sayılı Yasanın 99.maddesi ile eklenen 3.fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
31.03.2004 tarihli suç tutanağından dolayı sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından yapılan yargılama sırasında, sanığın aynı suçlardan dolayı Antalya 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1895 esas sayılı dosyasında da yargılandığının ve davanın derdest olduğunun anlaşılması üzerine CMK.’nun 223/7.maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
5271 sayılı CMK.’nun 223.maddesinin 7. fıkrasında, aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilmesini öngören düzenlemenin, dava konusu yapılan uyuşmazlık hakkında, farklı hükümler verilmesinin önüne geçilmesi amacıyla getirildiğinde kuşku bulunmamaktadır. Yargılamanın tekrarının önlenmesi ve uyuşmazlığın tek bir hukuki sonucunun olması yargısal kararlarda istikrarın sağlanması açısından zorunludur. Aynı suçtan dolayı iki farklı hüküm verilmesi, infazda da tereddütlere neden olabilecek ve bir hükümlülük kararının infazına, aynı suçtan dolayı açılmış ikinci davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi kararı engel teşkil edebilecektir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.10.2002 gün, 10/199-347 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ceza yargılamasının olmazsa olmaz koşullarından biri de “aynı davaya bakılmakta olmaması” koşuludur. “Non bis in idem” kuralı yargılama hukukunun ana ilkelerinden olup, açılmış bir dava veya verilmiş bir hüküm varsa aynı suçtan dolayı açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Açıklanan nedenlerle; aynı suçtan dolayı aynı sanık hakkında devam eden bir dava bulunduğunun anlaşılması üzerine CMK.’nun 223.maddesinin 7.fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesinde ve dairemizce hükmün onanmasında isabetsizlik bulunmayıp, genel uygulamamız da bu doğrultuda olmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, “mükerrer dava yönünden zamanaşımı süresinin işlemeyeceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmaması” şeklindeki gerekçeye dayanan itirazı yerinde görülmediğinden, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308.maddesinin, 6352 Sayılı Yasanın 99.maddesi ile eklenen 3.fıkrası uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.