Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6282 E. 2023/6754 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6282
KARAR NO : 2023/6754
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1881 E., 2023/464 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/258 E., 2021/67 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının almakta olduğu emekli aylığının 21.04.2017 tarihinde iptal edildiğini öğrendiğini, ödenmiş olan emekli aylıklarının faizi ile birlikte iadesinin talebine ilişkin tebligat aldıklarını ancak hangi sebeple aylığın iptal edildiğine ilişkin bir ibarenin bulunmadığını, davalı kurumun haksız yere hizmetini iptal ederek borçlandırıldığını belirterek kurumca yapılan işlemin iptali ile davacının durdurulan maaşının durdurulma tarihinden itibaren tekrar bağlanmasına, ödenmeyen maaşının yasal faizi ile birlikte ödenmesine, davacıya gönderilen borca ilişkin ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 01.09.2013- 22.04.2017 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların borç kaydedildiğini, davacının çalışığı şirketin gayri faal olduğunun tespit edildiğini, işverenin iş yeri adresi ile ikamet adresinin aynı olduğunun tespit edildiğini, davacı kurumun denetmenine verdiği ifadesinde, iş yeri sahibini tanımadığını, başka birinin talimatları doğrultusunda inşaatlarda temizlik işleri yaptığını, iş verenin 4 yıldır muhasebecilik yaptığını tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kurum denetmen raporu celbedilmiş, Afyonkarahisar 1.Ağır Ceza Mahkemesinde …’in ifade verdiği, 2007/2008 yılına kadar Afyon ilinde ticaretle uğraştığını, sonrasında şirketini kapattığını, 2012/2013 yıllarında …’in kendisine maden ve petrol şirketlerinin danışmanlık şirketleri aradığını, kendisinin muhasebe işlerini yaptığı için aynı zamanda danışmanlık yapamayacağını, bu konuda yardımcı olmasını söylediğini, ricasını kıramayarak adına mükellefiyet tesis ettiğini, sanıklardan hiçbirisini tanımadığını, bu kişilerin kendisinin yanında çalışıyor gibi gösterilmesinden sonradan haberinin olduğunu, …’in kendisinin bilgisi dışında insanları kendisinin yanında sigortalı gösterdiğini öğrendiğini, …’e bunu sorduğunda belli paralar karşılığında bu şekilde kişileri sigortalı gösterdiğini anlattığını, …’in ise aynı mahkemede bağımsız muhasebeci olduğunu, işe giriş bildirgelerinin tamamen …’in gönderdiğini, kendisinin bu şifreyle SGK’ya bildirdiğini, …’ın bu mahkemede …’i tanımadığını beyan ettiği görülmüştür. Tanık beyanları alınmıştır. Davacıyla birlikte bu iş yerinden toplam 37 kişinin sigortalı olarak bildirildiği ve tamamının bildirilen hizmetlerinin iptal edildiği anlaşılmıştır. Kurum denetmen raporunda ifade veren işçilerin birbirlerini tanımadıklarını beyan ettikleri, aynı şekilde …’i tanımadıklarını beyan ettikleri görülmüştür. Kamu tanığı …’nün kendisinin de anılan iş yerinde bir müddet çalıştığını, ancak karanlık insanlar olduklarını, paravan şirketlerde 50 kadar işçiyi sigortalı gösterdiğini öğrenmesi üzerine işten ayrıldığını, kendi hizmetlerinin de iptal edildiğini beyan ettiği görülerek tüm dosya içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde davacının …’e ait iş yerinde bildirimlerinin fiili bir çalışmaya dayalı olmadığı, kurum tarafından yapılan kurum işleminin yerinde olduğu gerekçeleriyle;

Sübut bulmayan davanın reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacının söz konusu iş yerinde fiili olarak çalıştığı, bu çalışma süresince emir ve talimatları …’in muhasebecisi …’den aldığı, müvekkilinin çalışmalarının SGK’ya … tarafından bildirildiği, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca e-devlet üzerinden sigorta primlerinin yatıp yatmadığını kontrol ettiği, primlerin gününde yattığı için çalışmaya devam ettiği, çalışmalarının sonunda emekli olduğu, işverenin bazı kişileri sahte sigortalı gösterip göstermediğini, sigorta prim ödemelerini yapıp yapmadığını müvekkilinin bilemeyeceği, İş Kanun’u ve İş Hukuku’nun temel ilkesi olan işçi lehine yorum ilkesi gereğince söz konusu iş yerinde çalıştığı, bu çalışmasının mesai arkadaşları ve işveren vekili tarafından doğrulandığı, dosya kapsamında işçi özlük dosyası bulunan müvekkilinin sigorta primlerinin yatırılmamasından dolayı hizmet süresinin silinerek emekliliğinin iptaline karar verilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğu, müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, sırf çalışmış olduğu işyerinde. işverenin sigorta primlerini yatırmamasından dolayı müvekkilinin mağdur edilmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığı gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kurumca yapılan denetim sonucunda davacının dava dışı …’e ait iş yerinden 07.04.2012-31.08.2012 tarihleri arasında bildirilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayalı olmadığının, davacıyla birlikte bu iş yerinden toplam 37 kişinin sigortalı olarak bildirildiğinin tespit edildiği ve dava dışı …’e ait iş yerinden bildirilen hizmetlerin tamamının kurumca iptal edildiği, alınan taraf ve tanık beyanlarından, davacının …’e ait iş yerinden yapılan hizmet bildirimlerinin fiili çalışmaya dayalı olmadığı, SGK tarafından yapılan kurum işleminin yerinde olduğu, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının dava dışı …’e ait iş yerinden 07.04.2012-31.08.2012 tarihleri arasında bildirilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesiyle Kurum tarafından iptal edilerek, davacının emekli aylığı kesilmek suretiyle borç tahakkuk ettirildiğini beyanla ilgili kurum işleminin iptali ve aylıkların yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası, 59 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi