Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5823 E. 2023/2978 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5823
KARAR NO : 2023/2978
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/44 E., 2022/240 K.
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında görülen miras payına dayalı alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı adına gelen olmadı. Karşı taraftan davalı … mirasçıları … ve … vekili Avukat … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin miras bırakanı olan ….’nun paydaşı olduğu 10 parsel sayılı taşınmazdaki payının vekili olan davalı tarafından dava dışı şirkete 700.000,00 TL bedelle satıldığını, satış tarihinden bir süre sonra miras bırakanın öldüğünü ancak, satış bedelinin terekeye dahil edilmediğini ve nereye harcandığının da bilinmediğini ileri sürerek, satış bedelinden payına isabet eden 233.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2014 tarih ve 2013/328 Esas, 2014/56 Karar sayılı kararı ile dava konusu satış işleminin iptali hâlinde bu payın terekeye döneceği, bu nedenle davanın pay oranında açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.12.2015 tarih ve 2014/11753 Esas, 2015/14238 Karar sayılı kararıyla miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla terekesi elbirliği mülkiyetine tâbi ise de, mirasçıların birbirleri arasındaki uyuşmazlıklarda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 688 inci ve devam eden maddelerinde öngörülen paylı mülkiyet hükümleri uygulanacağından, eldeki davanın taraflarının mirasçı olduğu gözetilerek davanın dinlenebileceği, işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık satış bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin olduğu, temel iddianın satış bedelinin terekeye girmediğine ilişkin olduğu, ana baba ve çocukları arasında yapılan para alışverişlerinin HMK’nın 203 üncü maddesi kapsamında kaldığı, dosya kapsamında yer alan davacı tanığının beyanlarının görgüye dayalı olmadığı anlaşıldığından davacı tarafın iddialarının ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, davalı tanıklarının dava konusu satış bedelinin davacıya ödediğine ilişkin beyanda bulunmadığını, miras bırakanın satış tarihinde kısa bir süre kısıtlanması sebebiyle satış işlemine ilişkin vasinin bilgilendirilmediğini, vesayet makamından izin alınmadığını, davalının dava değeri itibarıyla senetle ispat zorunluluğu olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakat etmedikleri hâlde davalı tarafın tanıklarının dinlendiğini, Mahkemece eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, miras payına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. Hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir.

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi şöyledir;
“Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”

4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190 ıncı maddesi şöyledir;
“İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”

5. Bilindiği üzere, Borçlar Kanunu’nun temsil ve vekâlet aktini düzenleyen hükümlerine göre, vekâlet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506 ncı maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 390 ıncı maddesinde) aynen; “Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.
Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.” düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 10 parselin 1/3 hissesi tarafların miras bırakanı … adına kayıtlı iken, Hatay…. Noterliğinin 23.06.2008 tarih ve …. yevmiye numaralı vekâletnamesine istinaden davalı … tarafından miras bırakan …’ya vekâleten 30.06.2010 tarihinde dava dışı …. Tarım İşletmeleri’ne 700.000,00 TL bedelle satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmıştır. Yine dosya içeriğindeki belgelerden Garanti Bankası ….. Şubesi 31.03.2010 tarihli banka dekontuna göre “Tarla Bedeli” açıklaması ile davalı … hesabına dava dışı ….. Tarım İşletmeleri tarafından 700.000,00 TL bedelli para gönderildiği de anlaşılmıştır. Davalı … tarafından davacının miras payının bu para içerisinden davacıya ödendiği savunmasında bulunulmuş ise de satış bedelinin ödendiği savunmasına ilişkin olarak gösterdiği belge, tarafların kardeşi …’nun borçlu sıfatı ile imzaladığı birtakım bonolara ilişkindir.

2. Vekil vekâletle yürüttüğü işin hesabını vermeye ve aldığı satış bedelini de vekil edene ödemeye mecburdur. Vekil bu ödemeyi yazılı belgelerle ispat etmek zorundadır.

3. Davacının çekişmeli taşınmazı satış bedelinin tarafına ödenmediği, davalının ise, satış bedelini alıp davacıya ve dava dışı diğer hissedarlara ödediğini savunduğu görülmektedir. Davalı tarafından vekâlet ilişkisi ile satılan taşınmazın satış bedelinin miras bırakana veya mirasçılara ya da miras bırakanın belirlediği kişilere ödediğine dair ispata yarar delil sunamamıştır.

4. O halde; davalı tarafından satış bedelinin ödendiği hususu yöntemince ispat edilemediğine göre, davalının satış bedelinden sorumlu tutulması gerektiği açık olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, Yargıtay bozma ilâmı uyarınca bozmaya uygun olarak verilen Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum.