Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3790 E. 2023/1261 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3790
KARAR NO : 2023/1261
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1064 E., 2022/646 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/311 E., 2019/340 K.

Taraflar arasındaki 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca satılan taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 115 ada 1 parsel sayılı 288,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz; kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’un (6831 Sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve iş bu taşınmaz bahçe ile üzerindeki kargir binanın 1997 yılından beri Halis Karabey’in kullanımında olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 26.07.2017 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince …’e satılarak, bu kişi adına kayden intikal ettirilmiştir.

2. Davacı Luidmila Karabey vekili 31.7.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın eşi ve murisi olan Fikri Karabey’in babası Halis’ten kaldığı, müvekkilinin murisi olan eşi vefat etmeden önce kendisine kalan hisseyle ilgili olarak veraset ve intikal işlemlerinin ve sair işlemlerinin yapılması amacıyla kız kardeşi olan dava dışı Birgül Koç’a vekalet verdiğini, müvekkilinin eşinin ölümü üzerine eşinden kalan mirasın veraset ve intikal işlemlerini yapmak için tapuda araştırma yaptığında murisinden kalan taşınmazın tamamının davalı …’e kayden devredildiğini öğrendiğini, taşınmazdaki devir işlemi incelendiğinde devrin eşinin ölüm tarihi olan 21.05.2017 tarihinden sonra olduğu ve satış tarihinde geçersiz olduğu gibi, işlem dayanağı vekaletnamenin devir yetkisi içermediğini, taşınmazla ilgili devir işleminin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu açıklayarak, taşınmazdaki devir işleminin müvekkilinin hissesi oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle “davaya konu taşınmazın 6292 sayılı yasa hükümleri gereğince, kök murisin zilyetliği ve mirasçıların muvafakatleri dikkate alınarak satış yoluyla davalı adına tescil edildiği, 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıya yapılan satış işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, bahsi geçen idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilmedikçe idari işlemin hukuki geçerliliğini koruyacağını, bu nedenle 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satışın ve bu satış sonucu oluşan tapu kaydının dayanağı olan idari işlem iptal edilmeden tapu iptali ve tescil davasının dinlenme imkanı bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup, müvekkiline murisi olan Halis Karabey’den gelen miras hakkının verilmediğini, taşınmazın kullanıcı olan muris Halis Karabey’in tüm mirasçıları adına tescili gerekirken; tapu kaydının dayanağı olan idari işlemin idari yargıda iptal edilmesi gerektiği şeklindeki gerekçe ile davanın reddedildiğini, davacının murisi tarafından dava dışı kardeş olan Birgül Koç’a muvafakatname verilmek üzere yetkili kılınmakla birlikte bu yetkinin miras payının devrini içermediği halde bu muvafakatnamelerin idareye ibraz edilmek suretiyle tapunun davalı adına intikal ettirildiğini, oysaki davacının murisinin vekaletname vermekteki amacının satış işlemi yapılması olmadığını yani tasarruf yetkisi içermediğini, bu nedenlerle hatalı nitelendirme ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen ve 6292 sayılı Kanun gereği satışı yapılan taşınmazın miras hissesi oranında tapu kaydının iptali ile tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayılı Kanun

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.