Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25862 E. 2023/5604 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25862
KARAR NO : 2023/5604
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/663 D.İş- 2021/665
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2021/İHK-23869
HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/87021

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.10.2018 tarihinde davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla yaptığı tek araçlı kazada davacının yolcu konumundayken yaralanarak malul kaldığını belirterek maluliyette meydana gelen artıştan kaynaklı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bilirkişi raporu sonrasında talebini ıslahla 128.087 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kabulü ile 122.523,28 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 5.563,76 TL geçici iş göremezlik tazminatının 24.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar vermiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık hakem heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz emiştir.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı itiraz dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, başvuru sahibinin müvekkili şirkete ve tahkim başvurusuna sunmuş olduğu ve aktüer raporuna esas alınan maluliyet raporundaki oranın yüksek olduğunu, aktüer raporunun hatalı olduğunu, başvuranın hatır taşıması ve müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarını, kusur oranını kabul etmediklerini, faizden sorumlu olmadıklarını ve vekalet ücretinin 1/5 olarak hesaplanması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bu başvuru ikame edilmeden önce maluliyet tazminatı istemi ile yaptığı hasar başvurusuna istinaden başvurana 10.03.2014 tarihinde 46.159,08 TL ödeme yapıldığını, ödemeden sonra ise 09.06.2014 tarihinde bakiye tazminatın ödenmesi için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını ve bu başvuru neticesinde 2014/E.3697.60 – 2015/İHK.58.K. sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararı ile … lehine 1.291,47TL bakiye tazminata hükmedildiğini, İtiraz Hakem Heyetinin kesin kararı, Mersin 2. İcra müdürlüğü dosyası ile icraya konu edilmiş olup asıl alacak 1.291,47 TL olmak üzere ferileriyle birlikte icra dosyasına ödendiğini, ancak …’ın artan maluliyet iddiasına dayanan maddi tazminat istemi ile bu defa da 10.02.2016 tarihinde İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/152 E. sayılı dosyası nezdinde görülen davayı açtığını ve bu dava nezdinde mahkemece 23.09.2019 tarihli ATK 2. İhtisas kurulu raporu tanzim edilmiş olup …’ın %39 Meslekten kazanma gücü kaybı oranı ve 9 ay geçici iş göremezlik süresi bulunduğunun tespit edildiğini ancak işbu davanın takipsizlik nedeniyle 12.03.2020 tarihinde işlemden kaldırıldığını, mahkeme 2016/152 E., 2020/635 K. ve 24.09.2020 tarihli kararında dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verdiğini belirterek aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması hususunun dava şartı olduğunu belirterek başvuru sahibinin maluliyetinde artış meydana geldiğini gösterir bir rapor bulunmadığını, dava konusu trafik kazası 18.09.2010 tarihinde meydana gelmiş olup iş bu kazada başvuran yaralanmış olduğundan uygulanacak olan ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunu, başvurunun ise 27.01.2021 tarihinde yani olay tarihinden 10 yıl 4 ay sonra yapılmış olup zamanaşımına uğradığını, şirketçe ödeme tarihinde tüm sorumluluk yerine getirildiğinden işbu başvurunun reddi gerektiğini, hükme esas olan hesap raporunun hesaplama tekniği bakımından hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamada irat katsayıları belirtilmeyip prograsif rant yöntemine göre yapılmasının hatalı olduğunu, kusura ilişkin herhangi bir rapor alınmamış iken bilirkişi tarafından %100 kusur üzerinden hesaplama yapılması ve tazminata hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, sağlık raporu üzerinden doğru bir maluliyet değerlendirmesinin yapılması mümkün olmadığından başvuranda meydana gelen maluliyet oranının, maluliyet artışı meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi gerektiğini, poliçe dahilinde başvuranın geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, başvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlar tespit edilerek aleyhe hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması ihtimalinde vekalet ücreti asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak miktarın beşte biri olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 17.10.2018 tarihinde davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla yaptığı tek araçlı kazada yolcu konumundayken yaralanarak malul kalan başvuru sahibinin davalı … şirketinden artan maluliyete istinaden sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

3. Değerlendirme
1.Davacı vekili, 08.09.2010 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde yolcu olan davacının yaralanarak malul kaldığını vgfe maluliyetinde artış meydana geldiğini belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteminde bulunmuş, davalı vekili zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.” ve aynı maddenin ikinci fıkrasında; “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.

Dosya içeriğinden, davalılar vekilinin zamanaşımı def’inde bulunmasına karşın, hakem heyetince bu konunun değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Zamanaşımı def’i, bir hakkın ileri sürülebilmesine engel olgulardandır. Şu halde, itiraz hakem Heyetince öncelikle davalı vekilinin usulünce ileri sürülmüş zamanaşımı def’i yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın, saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.