Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/14183 E. 2023/20504 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14183
KARAR NO : 2023/20504
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
KARAR : Temyiz talebinin süre yönünden reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Kahramanmaraş (4) Asliye Ceza Mahkemesinin ek kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz talebinin süre yönünden reddine” karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese (MERNİS) şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunmasına karşın, yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanığın beyan ettiği son adresinden farklı olan MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tebliğ edildiği, bu nedenle tebliğin yöntemine uygun olarak yapılmadığı anlaşılmış ise de, sanığın 06.03.2015 dilekçesiyle maddi durumu iyi olmadığından kamuya yararlı işte çalışma kararı verilmesini talep etmesi nedeniyle hakkındaki karardan haberdar olduğunun anlaşılması karşısında, öğrenme anından itibaren 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 18.03.2022 tarihinde eski hale getirme ve temyiz isteğinde bulunulduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın resen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, askerde olduğu ve karardan haberdar olmadığı biçimindeki eski hale getirme talebi ise sanığın öncesinde karardan haberdar olduğunun anlaşılması nedeniyle yerinde görülmeyip, temyiz istemine itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin ek kararında sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.