YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11974
KARAR NO : 2023/20763
KARAR TARİHİ : 13.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/120 E., 2015/621 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli ve 2015/120 Esas, 2015/621 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
Tebliğname’de kurulan tüm hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, atılı suçları işlemediğine, karşı tarafın ifadelerinin çelişkili olduğuna ve gerçeği yansıtmadığına, katılanların, aracının önünü keserek sorun çıkardıklarına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan … Y.’nin, içerisinde şikâyetçi …. ve katılanlar …. ile …. olduğu halde aracıyla seyir halinde iken, sanığın aracıyla katılanın aracının önüne ve arkasına geçerek katılanın emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare etmesine engel olduğu, sanığın kasise girmesi nedeniyle yavaşladığı sırada katılan … Y.’ın dur işareti yaptığı ve sanığın da durduğu, katılan … Y.’ın sanığa polis çağıracağını söylemesi akabinde sanığın katılanlar ve şikâyetçiye hitaben ”Şerefsiz, beni arabadan indirme, telefon ettirme’.’ şeklinde hakaret ve sair tehdit içerikli sözler sarf ettiği, tüm dosya kapsamıyla Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Hakaret suçunun alenen işlenmesi nedeniyle basit yargılama usulü uygulanamayacağı anlaşıldığından, bu sebep yönünden Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A. Hakaret ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Katılanlar ile şikâyetçinin beyanları ve tüm dosya kapsamıyla, atılı suçların unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1. Sanığa yükletilen hakaret ve trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın hakaret eylemini, alenen işlemesine karşın, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmıştır.
2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenen ve tehlike suçu olan atılı suçun niteliğine aykırı olacak şekilde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması dışında, bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık tarafından söylendiği kabul edilen suça konu sözlerin, muhatapları üzerinde tehdit niteliğine varacak derecede korkutucu özelliğinin bulunmadığı gözetilmeden, hatalı değerlendirmeyle sanık hakkında mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinin (1) nolu kısmında açıklanan nedenle, Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Trafik Güvenliğini Tehliye Sokma Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinin (2) nolu kısmında açıklanan nedenle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak sonuç cezanın “25 gün hapis cezası” olarak belirlenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Tehdit Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.07.2023 tarihinde karar verildi.